Teşekkürler
Arkadaşlar Siteye Gösterdiğiniz İlgi İçin Sizlere Teşekkür Ederim....
Sitemizde Çok Kısa Zaman İçinde Yenilikler Olacaktır... Site Olması Gerekenleri Bizlere Buradan Mesaj Bırakarak veya e-mail Yolu İle Ulaşmanızı Rica Ederiz...
Arkadaşlar Siteye Gösterdiğiniz İlgi İçin Sizlere Teşekkür Ederim....
Sitemizde Çok Kısa Zaman İçinde Yenilikler Olacaktır... Site Olması Gerekenleri Bizlere Buradan Mesaj Bırakarak veya e-mail Yolu İle Ulaşmanızı Rica Ederiz...
BASIN
Yerel basın, basıldığı yerde dağıtılan, ülke genelinde dağıtımı ve satışı yapılmayan yayımlandığı bölge ile ilgili haberlere geniş yer veren basındır. Farklı bir yapıya sahip olan mahalli basının, fonksiyonları da farklıdır. Sınırlı bir bölgeye hitap ettiği için mahalli haberlere geniş yer verilir. Gazetenin önemli bir alanını kapsayan bu haberler, günlük haber hacminin yüzde 80'ini oluştururlar. Eskiden, ulaştırma imkânlarının ve baskı tekniklerinin bugünkü kadar gelişmediği dönemlerde, bütün basın bu vasfı taşımaktaydı. Gazeteler, yakın çevrede dağıtılır ve satılırdı. Ülkenin diğer bölgelerine ulaşması çok zaman alırdı. Bununla birlikte, ülkenin kültür bakımından en gelişmiş bir veya birkaç ilinde daha geniş yayılma imkanlı bir gazetecilik gelişir, ülkenin diğer bölgelerinde İSE mahalli haberlere ağırlık veren yayın organları görülürdü. Bu bakımdan Türkiye'de, İstanbul, ülkenin en büyük ili olması sebebiyle, merkezî basının geliştiği bir ilimiz olmuştur.
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||
SPOR
Bingöl'de Beden Terbiyesi Bölge teşkilatı kuruluncaya kadar belli başlı bir spor faaliyeti yoktu. 1930 ve onu takip eden yıllarda Kiğı ilçesinde futbol oynandığı görülmekte ise de faaliyetler resmi bir nitelik kazanamamış ve bir spor kulübü teşekkül ettirilememiştir.
Bingöl'de aşağı şehirde yapılan bir futbol sahası ile futbol faaliyetlerine başlanılmış ise de o zaman yapılan tesislerin ilkel olması nedeniyle bu alanda fazla bir ilerleme kaydedilmemiştir.
Bingöl'de sportif çalışmalar 1942 yılında Gençlik ve Spor Kulübünün kurulmasıyla başlar. Bu tarihten sonra; Karagücü, Akınspor ve Yıldırımspor kulüpleri kurulmuştur. 1953 yılında ise Genç ilçesinde Gençspor Gençlik Kulübü kurulmuştur.
Bingöl'de akla gelen ilk spor kayaktır. Bu ilde fazla kar yağdığından kayak sporu devamlı bir gelişme göstermiştir.
Bingöllü gençlerden Cevdet CAN kayak dalında olimpiyatlara katılmıştır. Erdoğan ÇAĞALA kayak dalında balkan birinciliği kazanmıştır. Sedat AKTAŞ, Remzi AKTAŞ, Vedat AKTAŞ, Rıfat CAN, Doğan BAYNAL ve Taner ÇÜCÜBOĞA kayak dalındaki milli sporcularımızdır. Kayakta uluslararası çocuk kupasında Mesut ÇAĞALA birincilik kazanmıştır. Siyami TÜRKMEN, Orhan BULGAY, Sadullah KESMEZ, Enes KAPLAN, Aydın BÜNÜL ve Ayetullah KESMEZ atletizm dalında çeşitli dereceler almışlardır. Boks dalında Nevzat BECERİKLİ Tükiye birincisi olmuş sporcumuzdur.
SAĞLIK
Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması
İl'de, Sağlık Müdürlüğü bünyesinde; Aile Planlaması çalışmaları, gebelik izlenmesi, anne sütünün önemi hakkında halk eğitimi ishalli hastalıkların kontrolü, akraba evliliklerinin önlenmesi, doğumların sağlık personeli ile gerçekleştirilmesi ve iyotlu tuz kullanılması yönünde rutin çalışmalar sürdürülmektedir.
Bingöl ilimizde, anne ve çocuk sağlığını etkileyen sorunlar; iki yada daha fazla sayıdaki evlilikler, çok çocuklu geniş aile yapısı, gebeliği önleyici yöntemlerin yeterince kullanılmaması, aşılanma oranının düşüklüğü , sağlıksız ve dengesiz beslenme, sağlıklı içme suyu ve kanalizasyon sistemine sahip olmama, sağlık hizmetlerinin yetersiz olması veya mevcut hizmetlere ulaşamama olarak belirtmek mümkündür.
Nufusun 234 790 olduğu ilde, 15-49 yaş arası kadın nufusu 50 492'dir. 15-49 yaş arası evli kadın nufusu ise 37 768'dir. Doğurganlık hız binde 37.31, gebeliği önleyici yöntem kullanma oranı ise yüzde 14.33'tür. İlçeler itibariyle aile planlaması çalışmaları Tablo-73'de izlenebilmektedir. İlçeler İtibariyle Aile Planlaması Çalışmaları (2000)
İlçeler İtibariyle Aile Planlaması Çalışmaları (2000)
|
İlçe Adı |
Hap |
Kondom |
RİA |
Toplam |
|
Merkez |
1 857 |
2 209 |
1 310 |
5 376 |
|
Adaklı |
106 |
69 |
- |
175 |
|
Genç |
619 |
346 |
86 |
1 051 |
|
Karlıova |
80 |
699 |
30 |
809 |
|
Kiğı |
38 |
90 |
17 |
145 |
|
Solhan |
272 |
126 |
32 |
430 |
|
Yayladere |
46 |
13 |
- |
59 |
|
Yedisu |
30 |
14 |
- |
44 |
|
Toplam |
3 048 |
3 566 |
1 475 |
8 089 |
İl'de, 2000 yılı içinde 2 139 canlı doğum gerçekleşmiştir. Ölü doğum sayısı 43, bebek ölüm sayısı 26, 0-4 yaş ölüm sayısı 32, ana ölüm sayısı 1, 45 yaş üzeri ölüm sayısı 87, toplam muayene sayısı 188 239, gebe sayısı 2 383, toplam 0-11 bebek sayısı 5 230, gebe izlem sayısı 4 042, bebek izlem sayısı 7 228'dir.
HALK OYUNLARI
Bingöl halk oyunları kendine özgü karakteri ile büyük bir beğeni kazanmıştır. Özellikle komşu iller tarafından taklit edilmektedir.Bingöl halk oyunlarının bilhassa Diyarbakır'da oynandığına tanık olmaktayız.
Kartal Oyunu
Bu oyunda Oyuncular, dağlarda sert kayalar üzerinde uçan kartalları andırır. Oyunun, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıktığı rivayet edilir. Karlıova'dan Şeref Meydanı'na doğru saldırıya geçen Rus kuvvetleri ile askerlerimiz ve milis kuvvetlerimiz arasında meydana gelen savaşta galip gelen kuvvetlerimizin kahramanca savaşını öyküler. Savaş meydanında kalan düşman cesetlerine kartalların hücum etmesiyle, kartal oyunu sembolize edilmiştir.
Delilo Oyunu
Oyun kızlı ve erkekli oynanır. Çevrede en fazla oynanan oyunlardan biridir.
Meryemo El ele tutuşarak bir çember yapılır. Tutulan eller içe ve dışa doğru sallanır. İleri çökme hareketleri yapılır. Oyun oynanırken şu türkü söylenir.
Çepik (El Çırpma)
Çok sert figürleri olan bir oyundur. Oyun, yöre insanının tabiat ile olan mücadelesini ve oyuncular arasında bir nevi kuvvet denemesini yansıtır. Oyun; davul, zurna eşliğinde oynanır. Müziğin başlaması ile birlikte sağ ayakla oyuna başlanır. Üç adım öne yürünür, üç adım bitiminde eller çırpılır. Bu hareketlerin bir kaç kez tekrarından sonra eşler birbirlerine dönerek ellerinin içleri ile üçer defa sert bir şekilde karşılıklı vuruşurlar. Bu vurma hareketleri bir kaç kez yapılır
Çaçan
Hareketli bir oyundur. Yörede en çok sevilen ve tutulan oyunlardandır, Ayaklar yeri döverek tempo tutulur ve öne doğru üç sıçrama yapılır. Hareketlerin aynı anda yapılmasına özen gösterilir. Oyun oynanırken en çok şu türkü söylenir.
Diğer Halk Oyunları
Gövend (Halay), Horani
Seyirlik ve Eğlencelik Oyunlar
Sarımsak Oyunu, Darı Sulama, Değirmenci, Muhtar, Kalaycı, Kalkağan Şenliği, Çulapı (Üç Ayaklı Çatal Ağaç) Oyunu, Gelin Oyunu, Cirit Oyunu, Şel Atmak (Taş Atmak)
ADETLER
Her toplumun kendine has adet ve inanışları vardır. Yöremizde geçmişten günümüze gelen ve halk arasında var olan, töreler, adetler, inançlar halk tabipliği az da olsa itibar görmektedir.
1- Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmayıncaya kadar evden çıkarılmaz, o ev komşulara ateş vermez.
2- Yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunur.
3- Karga (Saksağan) kapıda öterse uğursuzluk getirir
4- Eve yeni gelen gelinin kayınbaba ve kayınbiraderlerle konuşması ayıplanır.
5- Aile büyüklerine karşı çocuğu kucağına alma, onunla ilgilenme ve sevme hoş karşılanmaz.
6- Güneş ve ay tutulmalarında ezan okunur ve iki rekat namaz kılınır.
7- Kesilen tırnaklar toprağa gömülür.
8- Köpeklerin uluması uğursuzluk getirir.
9- Cuma günleri yaş odun kesilmez,ekin biçilmez
10- Ölü evinde üçgün yemek pişirilmez
11- Yeni doğan bebeğin kesilen göbeği cami duvarına konursa çocuk din alimi, okul duvarına konursa tahsilli olur.
12- Sarılık hastalığına yakalanan kimselere sarı boncuk veya altın takılır, sarı elbise giydirilir.
13- Cuma günleri çamaşır yıkanmaz.
14- Nazardan korunmak için mavi boncuk veya muska takılır.
15- Bazı çıbanları patlatmak , içindeki iltabı çekmek için üzerine soğan veya geniş yapraklı bitki(yörede Pelhaves denilen yaprak konur)
16- Armut ve elma ağaçları çok çiçek açarsa o yıl kar yağar.
17- Geceleri hava bulutlu olup içinde kırmızılık varsa yağış olmaz.
18- Bulutlar doğuya doğru kayarsa hava güneşli olur, Batıya kayarsa yağış olur.
19- Kuşlar sürü halinde ağaçların tepesine konarsa o yıl kışın erken geleceğine ve şiddetli geçeçeğine inanılır.
20- Geceleyin aynaya bakmak uğursuzluk getirir.
21- Akşamları evi süpürmek bereket kaçırır.
22- Yolculuk yapanların arkasına su dökülür.
23- Arının soktuğu yere çamur sürülür,Sıcak taş ve demir bastırılır.
24- Gün batımından sonra tırnak kesmek uğursuzluk getirir.
EDEBİYAT
ATASÖZLERİ VE DEYİMLER
Bingöl ili ve yöresinde halkın kullandığı Atasözleri ve Deyimler
1- Adı çıkacağına canı çıksın
2- Ağa malı deniz yemiyen domuz
3- Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur
4- Açtı ağzını yumdu gözünü
5- Ağzından bal akıyor
6- Ak ile kara dere kenarında belli olur
7- Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme
8- Allah dağına göre kar yağdırır
9- Almadan vermek Allah'a mahsustur
10-Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al
11-Aslı neyse nesli odur-Aslına çekmeyen haramzadedir.
12-Ateş ile barut bir arada olmaz
13-Attan indi eşeğe bindi
14-Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
15-Bakmakla öğrenilseydi, kediler kasap olurdu
16-Beş parmağın beşi de bir değil
17-Bin dinle, bir söyle
18-Bir ayağı çukurda-Büyük lokma çukurda kalır
19-Çalışmak ibadetin yarısıdır
20-Çoban ne yesinki köpeğine yedirsin
21-Davulun sesi uzaktan hoş gelir
22-Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer
23-El atına binen yaya kalır
24-Elin hamuru ile erkek işine karışma
25-Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur
26-Eşekler çalışır, atlar yer
27-Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır
28-Evin danası evin öküzünden korkmaz
29-Eyyam sana uymazsa sen eyyama uy
30-Garip kuşun yuvasını Allah yapar
MANİLER
| Amca kızı damdadır Beş parmağı kandadır Gittim kanı silmeye Baktım gönlü bendedir Bingöl aşağı çarşı Dükanlar karşı karşı İçiyorsan zıkkımı Kibriti cebinde taşı Bingöl dört dağ içinde Yanarım yağ içinde Kim Bingöl’ü sorarsa Birtanem var içinde Mangal maşasız olmaz Bingöl paşasız olmaz Ankara’dan tel geldi Kızlar kocasız olmaz Karanfilin filizi Kim bilir içimizi Hafif bir rüzgar esti Ayırdı ikimizi Mani maniye geldim Yoğurt yemeye geldim Maksadım yoğurt değil Yari görmeye geldim Çitimi çit ederim Ucunu fit ederim Senin gibi oğlanı Kapıma it ederim Yarimin adı Ahmet Setresi emanet Emanetse emanet Yine gönlümde Ahmet Buradan baş aşağı Belinde şal kuşağı Hergün gel buradan savuş Çatlasın el uşağı |
Esmer bugün ağlamış Yüreğimi dağlamış Siyah kaşı üstüne Beyaz puşu bağlamış Esmerim biçim biçim Ölürüm esmer için Dünya bana düşmandır Esmer sevdiğim için Şu derenin geveni Geven sarmış bedeni Paşadan emir gelmiş Seven alsın seveni Bingöl’de çalışırım Ustama danışırım Dün gece rüya gördüm O yarla konuşurum Çaçan keşişin kızı Yanında var baldızı Gelin gençler yağma var Kaçıralım bu kızı Sıgaramı yandırdım Pencereye kondurdum Anne gözlerin aydın Ben bir subay kandırdım Şu dere buz bağlamış Dibi nergiz bağlamış Baba beni evlendir Bingöl’de kız kalmamış Susadım su içmeye Bana çeşme gösterin Çeşme beni kandırmaz Al yanaktan isterim Dam üstünde damımız Yüksektir ayvanımız Bize bir gelin gelmiş Çatlasın düşmanımız |
|
ŞİİRLER
|
|
BİNGÖL ÇOBANLARI |
|
|
| Kemalettin Kamil KAMU |
BİNGÖL DEPREMİ 1 Mayıs 2003 sabaha doğru Büyük bir patlamayla herkes doğruldu Ama kimse yerinden kalkamadı Çünkü bu çok büyük bir belaydı Durunca büyük zelzele Herkes dışarıya çktı acele Kimi yalın ayak kimi üstsüz Kimi kaldırımda yatıyordu teryüz Herkes ilgileniyordu dost ve çocuklarıyla Sonra akrabalarına koşuyordu canhavlıyla İnsanla dolmuştu tüm cadde ve sokak En yakın bile olmuştu ırak Kulağı delercesine bağrışmalar çağrışmalar oluyordu Bu çığlıklardan sanki göğün kapağı kalkıyordu Araba sesi, insan sesi ve toz duman Duyulan bütün seslerde istenilen şey aman Gün ağarıp insanlar kendilerine biraz gelince Sağa sola koşuştular, ama; hareketleri delice Zira insanlar depremden etkilenip sersemleşmişlerdi Bütün güçlerini ve dirayetlerini kaybetmişlerdi Herkes kendisi ve çocukları için kababilecek yerler aradı Sonra da kendini akrabalarının, komşularının yardıma adadı Gördü ki, Bingöl’ün yarısı harap Yardım etmek isteyenlerin hepsi de bitap Kiminin annesi, kiminin kardeşi enkaz altında Kimileri de deliye dönmüş yatıyor sağda solda Kimi anne, kimi kardeş, kimi oğul diye bağırır Ne yapılacağı bilinmez sadece Allah çağrılır Çünkü insanlar üzerinde dağ kadar betonlar Kimsenin gücü yetmiyor ki tutup kaldırsınlar Kurtarma ekipi, çalışma makinaları gelinceye kadar Enkaz altındakilerin çoğu canlarından oldular Her ceset çıkışında yankılanıyordu ayyuka Sanki kıyamatin kopuşu için son dakika Koca bir şehir topyekün ağlıyordu Ya Rabb, böyle bir müsibeti tekrar gösterme diyordu Hastaneler yaralı ve cestlerle dolmuştu Herkesin siması normalinden bin kez daha solmuştu Kimileri yakırışta, kimileri var gücüyle bağırıyordu Her taraf bir timarhane ortamını andırıyordu Cesetleri yıkayıp defnetmek kolay değildi Hoca bile; kefeni unuttum dese yeriydi Bu küçük kıyamat provası İsyanla karşılanırdı olmasaydı Allah yasası Ya Rabb bu tür müsibetlerle bizleri imtihan etme Neslimizin soyunu bu şekilde tüketme. |
| Sabri BAZANCİR Eğitim Müfettişi 01.12.2003 |
BİNGÖL İNSANI |
İlk gözlerini açmış bu topraklarda, Birlikte yaşamaya başlamış yeşil yapraklarla, İlk terbiyesini almış Osman Dede’ den, Büyük annesi edeplendirmiş anlattığı ninilerden, Zamanla pişmiş büyük ailesi içinde, Aklını çelen olmamış, daima kalmış zinde, Kurnazlığı tilkiden öğrenmiş dağda gezerken, Mutiliği de öğrenmiş koyun güderken, Gün gelmiş köyü orman köyü seçilmiş, Köylülere de “Bu köyde hayvan besleyemezsiniz” denilmiş, Böylece zorunlu olarak göç etmiş şehir’ e, İhtiyar dedesi ile ninesinden başka bir şeyi kalmamış geride, Gelip yerleşmiş Çapakçur deresine, Okula gitmek istediğini söylemiş annesine, Annesi ile babası anlaşarak göndermişler mektebe, Daha iyi yetişmesi için de bırakmışlar katibe, Katip kendisine şehirdeki kültürü aşılamış, Müspet ilimleri de yavaş yavaş okulda almış, Böylece hem bedenen hem de ruhen olgunluğa erişmiş. Kıskançlığın, hasımlığın, bencilliğin üstüne çıkabilmiş. İşte bütün insani yönlerini böylece tamamlamış, Vücut uzuvları üzerindeki kontrolü de sağlamış, Artık kendisinden sudur edemez olmuş kötülük, Hayır işlerinde kullanmak için göremez olmuş mal mülk. Kalbindeki tüm hayırlar çiçek gibi açılmış, Bütün kötülüklerin üzerini de set gibi kapatmış, Bu güzel ve iyi şeylerin kazanımı için gösterilen dirayet, Bu bölgede yaşayan tüm insanlara etmiş sirayet. Yunus’ un, Mevlana’ nın sevgisi burada da kendini göstermiş, Buraya uğrayan yabancıların hepsi bunu hissetmiş, Onun için burada daima yabancı haklıdır. Her çeşit dokunulmazlığı da aynen saklıdır. Buradaki halk kime bağrını açarsa, Siper eder kendini, yedirmez onu kurda kuşa, Çünkü onun için misafir Allah’ tan emanettir, O’ na kötülük şöyle dursun, düşünülmesi dahi hıyanettir. Gelir kaynaklarının başında hayvancılık gelir, Bu mesleği de en iyi Karlıova’ lılar bilir, Köylülerin yüzde doksanı burada rencber, Maişetleri için bütün aile fertleri olur seferber, Büyük-küçük birbirlerine karşı etmezler kusur, Küçükler büyüklerine karşı saygıdan el pençe durur. Burada insanlar birbirlerine kendir ipi ile bağlı, Herkeste bir sevgi, herkes birbirine sevdalı, Bu topraklarda mayasını bulmuş mertlik, Buradaki insanlarla yoğrulmuş cömertlik, Kanaatkardır insanları bulmasalar da metelik, Buradaki insanlara işlememiş, işleyemez nicelik. Bu topraklarda yaşayan insanlar herkese kucak açar, Bir daha bırakmamak üzere bağrına basar, Küçükleri korurken, yaşlıları da en az babaları kadar sayar, İşte BİNGÖL’ lüler analarından bu duygularla doğar. |
| 12/11/2000 Sabri BAZENCİR İlköğretim Müfettişi |
TARİHİ ESERLER
Kaleönü Kalesi
Bu kale, Bingöl Merkez Kaleönü Mahallesinde bulunmaktadır. Urartular zamanında konaklama amacıyla yapılmıştır. Kale yüksekçe bir toprak yığını durumundadır. Bu toprak yığını altında kale kalıntıları olduğu söylenmektedir.
Kiğı Camii
Kiğı Camii ilçenin en eski eserlerindendir. Minarenin üstünde Arap harfleriyle yazılı bir yazıdan; bu eserin, Bayındırlı Pir Ali Bey Bin İbrahim Bey tarafrından Hicri 700 tarihinde inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Ayrı bir kayıtta ise, bilahare yıkılan minarenin, Hacı Hasan tarafından tamir ettirildiği ve Pir Ali Bey oğlu Pilten Bey tarafından da caminin onarıldığı yazılmaktadır. Akkoyunlular devrine isabet eden bu tarihlerden de anlaşılacağı gibi Kiğı'nın bir Akkoyunlu şehri olduğu meydana çıkmaktadır.
Cami tek minareli ve tek şerefelidir. Avlusunda Kiğı eşrafından Hacı Mehmet Efendi'nin (Zermek Şehzadelerinden) kabri bulunmaktadır. Bu zat ilmi ve üstün zekası ve silahşörlüğü ile de meşhurdur.
Kiğı Kalesi
İlçe merkezinin güneydoğusunda yer alan Kiğı Kalesi,çok sağlam bir yapıya sahiptir. Etrafı sarp kayalıklarla kaplıdır. Kale içinde bina harabeleri bulunmaktadır. Erzincan tarihinde bu kalenin Acemlerin akınına maruz kaldığı rivayet olunmaktadır. Kale'ye giren İranlıların halka büyük işkence yaptıkları, evleri yakıp yıktıkları, erkeklerin çoğunu öldürdüklerinden ve kadınlara kötü davrandıklarından bahsedilmektedir. Burayı terketmeye mecbur kalan ahalinin Kiğı'ya gelip Kaleli mahallesinde yerleştikleri ve bu mahallenin bu yüzden "Kaleli" adını aldığı tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır.
Kale içindeki harebelerde zamanında yapılan kazılarda çeşitli ev ve süs eşyalarına rastlandığı söylenmektedir. Kale'nin Peri Suyu'na bakan yamaçları çok dik olduğundan bu yönden Kale'ye çıkmak oldukça güçtür. Kale'ye dar bir yol ile gidilmektedir. Kale etrafındaki düzlüklerde halen ziraat yapılmaktadır.
Acemler'den önce İslamlar devrinde Hazreti Ömerül Faruk zamanında ehli islam eline geçen Kiğı, Müslümanlardan önce Roma hakimiyetinde bulunuyordu. Ebu Übeyde'nin Başkumandanlığı zamanında Halit Bin Velit, Kiğı Kalesi'ni Roma Hanedanından Kiğa'nın oğlu Talon'dan teslim almıştır.
Kral Kızı Kalesi
Genç İlçe merkezinden 2 km. Uzaklıktadır. Bir tepenin üzerinde bulunan Kale'nin ancak yıkıntılarına ve kalıntılarına rastlanabilmektedir. Kale'nin asıl adı Darahini'dir. Dara'nın çeşmesi demektir. Genç ilçesi eski adını bu kaleden almıştır. Kale hakkında kesin bilgiler yoktur. Bir söylentiye göre, Pers Kralı Dara, Genç'te uzun yıllar kalmış ve bu Kale'yi kızı için yaptırmıştır. Bugün mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Kuba Kalıntıları
Genç ilçesine bağlı Sürekli Köyü sınırları içinde bulunan ve Çaytepe Kasabası yolunun sağında ve solunda olmak üzere iki ayrı yapı bulunmaktadır. Kümbet içinde olan bu yapıların yakınında duvar kalıntıları bulunmaktadır. Bunların Akkoyunlular'dan, Uzun Hasan döneminde kalma olduğu sanılmaktadır.
Ayrıca Harebe Köyü Yeraltı Şehri (Külliyesi) ve Solhan ilçesi Cankurtaran Tepesi sit alanı kalıntıları vardır.
Zulümtepe Harabeleri
1985 yılında Doç.Dr.Veli SEVİN tarafından yapılan arkeolojik yüzey araştırması neticesinde Kale'nin Urartulara ait olduğu, ayrıca buradan geçen antik bir yolun varlığı tespit edilmiştir.
Bingöl İl Merkezinden 26 km. Mesafede Bingöl-Muş Devlet Karayolu üzerinde Çavuşlar Köyü'nün Zulumtepe Mevkiinde bulunmaktadır.
YÖRESEL EL SANATLARI
Halı
Genellikle ilkel tezgahlarda dokunmaktadır. İlkel metodlarla yapılan halıların tezgahı , önce karşılıklı dört adet kazık çakılır. Kazıklar sabit olup halının uzunluğuna ve enine göre ayarlanarak çakılır. Kazıkların arka tarafına birer ağaç yerleştirilir. Daha sonra halının başlama kısmına kasnak yerleştirilir. Dokuma işinde ilmekler atılır, ilmek uzunluğu kadar kesildikten sonra kerkitle sıkıştırılır. Halı makas ile kesilir. Tezgahta tek kişi çalışır.
Kilim
Tezgahın kuruluşu ilkel halı tezgahının aynısıdır. Kilim dokumada halıdan farklı olarak ilmekler atılmayıp, çözgü iplerinin arasından masura geçirilir ve kerkitle sıkıştırılır.
Palas
Palas keçi kılından oluşan iple yapılır.Tezgahı kilim tezgahının aynısı olup fazla desen işlerine yer verilmez. Daha çok simetrik ve geometrik desenler kullanılır.
Heybe
Kolayca eşya ve yük taşımak için birbirine yapışık iki torbadan ibarettir.Genellikle heybe omuzda, at ve diğer yük hayvanlarında yük taşıma aracı olarak kullanılmaktadır.
Keçe
Diktörtgen biçiminde dikilip soğuk günlerde çobanlara giydirilir.
Çorap ve Eldiven
Çorap yapımına üç şişle başlanır. Çorabın yapılışı tahminen dört santime ulaştığı zaman şiş sayısı beşe çıkarılır. Çoraplar beyaz düz ve desenli olarak örülür.
YÖRESEL YEMEKLER
Yöre ürünlerine dayanan Bingöl mutfağında yemeklerin çoğu bulgur, ayran, süt, et, çökelek ve yenilebilir bitkilerden yapılmaktadır. Çorba, bulgur pilavı ve daha ziyade hamura dayalı olarak yapılan gömme, sirın, tutmaç, keşkek gibi yemekler en çok yapılan yemek türlerindendir. Halkın büyük bir kısmı kırsal kesimde yaşadığı için tarımsal ürünlerden ve ona bağlı olarak hayvansal ürünlerden istifade ederek beslenme ihtiyacını karşılamaktadır. Bunların dışında sebzeli yemekler, tatlılar, turşular ve kahvaltılık ürünlerde yöre mutfağına zenginlin ve çeşitlilik katan diğer besin maddeleridir.
Pek çok yörede olduğu gibi Bingöl yöresinde de yaz ve kış mevsiminde yenilen yemekler farklılık göstermektedir. Yazları sebzeli; kışları ise etli ve kurutulmuş sebzelerden yapılan yemekler ile hamur işi yemekler rağbet görmektedir. Yine yemekler sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde de farklılık arzederler. Şehir merkezinde kahvaltıda çay, süt, çökelek, peynir, tereyağı, zeytin ve benzeri yenildiği gibi mercimek ve ezo gelin, yayla çorbalarına da rağbet edilmektedir. Öğle ve akşam yemekleri de daha ziyade bulgurlu, hamurlu, etli ve sebzeli yemeklerdir. Özellikle akşam yemekleri erkeklerin eve geldiği en kalabalık öğün olduğu için günün en iyi hazırlanan yemekleridir. Ayrıca bazı özel günlerde ve durumlarda (bayram, mevlüt, taziye, ramazan ayı orucu) yemekler daha özene bezene yapılır. Diğer yörelerde olduğu gibi en seçkin ve en leziz yemek pişirilir. Etli, sebzeli yemekler, çorbalar, turşular, içecekler ve tatlılar hazırlanır.
Yöre mutfağında dikkati çeken bir başka özellikte pişirilen ekmeklerdir. Fabrika ekmeğinin yanında halk mümkün mertebe yörede tandır veya sacda pişirilen ekmeğe yönelmektedir. Birçok aile kendi yaptıkları ekmeği tüketmektedirler. Bu hususa şehir merkezlerinde de rastlamak mümkündür. Bingöl ve köylerinde ekmek ağırlıklı olarak buğday unundan yapıldığı gibi mısır ve darı unundan da yapılmaktadır. Köylerde halkın “ nun kuryek “ tabir ettiği ekmek ayrı bir tada sahip olup çevrede çok sevilen bir ekmek çeşididir. Bingöl yemekleri çorbalar, pilavlar, sebzeli ve yenilebilir bitkilerden yapılan yemekler hamura dayalı yemeklerdir. Salatalar, tatlılar ve turşular gibi çok yönlü bir çeşitliliğe sahiptir. Tatlılar arasında Bingöl burma kadayıfı ve diğer kadayıf çeşitleri meşhur olup ayrı bir lezzete sahiptir.
Köfteler: İçli köfte, sulu köfte, yoğurtlu köfte, kuru köfte, kabak köftesi, yumurtalı köfte, ayranlı köfte, kızartma köfte, gıldırık köfte, çiğ köfte.
Turşular: Acı biber turşusu, lahana turşusu, domates turşusu, fasulye turşusu, patlıcan salamura, yaprak salamura, biber salamura...
Tatlılar : Burma kadayıf, silki baklava, aşure, zerde, sütlaç, revani, un helvası, dolanger...
Yukarıda adı geçen köfte, tatlı ve turşu çeşitlerinin çoğu Bingöl yemek kültürüne zaman içinde etkileşimler neticesinde girerek ona zenginlik katmıştır. Bunların yanında Bingöl’e mahsus olan onun yemek kültürünü başlıca mahalli yemekler şunlardır:
Löl (gömme), mastuva, ayran çorbası (germe dui), turakin (patıfe), tutmaç çorbası, kılç, lopık, maliyez, parmar (semiz otu), pılık.
Bu mahalli yemeklerin malzemesi ve yapılışına ayrıntılı olarak bakalım:
GÖMME : Malzemesi....: 1 Kğ. un, 1 kğ. ayran ve 1/2 kğ. tereyağı ve sarmısak. Yapılışı: Özellikle kış mevsiminde yapılan ilimize özgü bir yemek çeşididir. Kullanılan malzemeye göre bir kaç isim alır. Asıl gömme killi topraktan yapılmış özel bir ocakta pişirilmekle beraber bazan iki sac arasında pişirilir. Hazrılanan hamura (mayasız olacak, sadece un ve suyla yoğrulacaktır) ocağın büyüklüğüne göre kalın ve yuvarlar bir ekmek şekli verilir. Kızgın ocağın tabanı temizlendikten sonra ocağa konur. Üzerine sac kapatılır, ateşle örtülür ve pişirilmeye bırakılır. İyice pişirilen ekmek çıkarılır. Biraz soğutulur ve geniş bir kabın içine ufak ufak doğranır. Üzerine sarmısaklı ayran dökülür. Ayrıca bir tavada eritilen kızgın yağ dökülerek hoşafla birlikte servis yapılır...
AYRAN ÇORBASI : Malzemesi : 1 veya 2 kğ. ayran (yoğurt), 1 kaşık tuz, bir avuç un, 1 adet yumurta, 500 gr döğme ve bir avuç nohut... Yapılışı : Geniş bir tencerenin içine ayran boşaltılarak içine un, yumurta sarısı ilave edilip iyice karıştırılır. Normal bir ateşte tahta kaşıkla kaynayıncaya kadar karıştırılır. Ayran kaynara geldikten sonra nohut ilave edilir. Biraz sonra ateşten alınıp servis yapılır...
MASTUVA : Malzemesi : 2 kğ. ayran, 250 gr. pirinç, 125 gr. tereyağı... Yapılışı: Pirinç ayıklanıp yıkandıktan sonra geniş bir tencereye konur ve ayran ilave edilir. Karıştırılarak normal yanan ocağa konur. Ayranın çürümemesi için kaynayıncaya kadar tahta bir kaşıkla (kepçeyle) sürekli karıştırılır. Kaynadıktan sonra karıştırma işlemi bırakılarak katı hale gelene kadar pişirilir...
Tutmaç Çorbası
Malzemesi: 500 gr. Un, 1 kg.yoğurt, 2 baş sarımsak, 1 kaşık tereyağı, 200 gr.kavurma, yeteri kadar toz biber, nane ve tuz .
Yapılışı : Un biraz tuz ile yoğrulur. Hamur haline getirilip, yoğrulan hamur kağıt inceliğinde yufkalar haline getirilir. Temiz bir bez üzerinde tek tek istenilen büyüklükte kesilir. Önceden hazırlanmış yoğurda bir miktar su karıştırılıp hafif ateşte kaynayıncaya kadar karıştırılır. 5 dakika kaynadıktan sonra kesilmiş olan yufkalar ilave edilir. Bir miktar kavurma içine atılarak 15 dakika sonra ateşten indirilir. Tavada eritilen tereyağına isteğe göre acı biber, nane konarak ateşte kavrulur. Tabaklara konan çorbaya bu sos ilave edilererk servis yapılır.
Sorina Pel
Malzemesi : Yufka ekmek, yoğurt, Sarımsak, tuz ve Tereyağı.
Yapılışı : Pişirilip hazırlanan yufkalar 4-5 cm.dürülür. Dürülen yufkalar hamur tahtası üzerinde yine 4-5 cm. Aralıklarla kesilir. Kesilen parçalar dik gelecek şekilde yan yana sıkı sıkıya dizilir. Dövülen sarımsakla yoğurt katılarak sarımsaklı yoğurt yapılır. Dizilen ekmeğin üzerine dökülür. Daha sonra üzerine kızartılmış tereyağı ilave edilerek yemek servise hazır hale getirilir.
Keldoş
Malzemesi : Un, tuz, ılık su, ayran, tereyağı.
Yapılışı : Mayasız una ılık su katılarak iyice yoğrulur. Yoğrulan hamur orta büyüklükte bir tepsiye konarak el ile tepsinin içinde dağıtılarak düzeltilir. Yanan ocaktaki köz açılır, altındaki kül temizlenir, tepsideki hamur közün içinde açılan yere düzgün konularak üstü sac ile örtülür. Sacın üstüne köz ateş konur, iyice kızartıldıktan sonra ekmek çıkartılarak soğumaya bırakılır. Soğuyan ekmek ufak ufak bir kaba doğranır, daha önce hazırlanan sarımsaklı ayran ve tereyağı üzerine dökülerek servis yapılır.
ARICILIK
Arıcılık üretme istasyonu, 10 Ekim 1978 tarihinde "Üretme istasyon Müdürlüğü" adıyla kurulmuştur.1980 yılına kadar arıcılık, yumurta tavukçuluğu ve tavşancılık faaliyetlerini sürdürmüştür. 1980 yılında arılı kovanların tamamı ağır kış şartları nedeniyle sünmüştür. Daha sonra tavşancılık faaliyetlerine de son verilmiştir. 1984 yılında tavukçuluk ünitesi de lağvedilmiştir. Hindicilik şubesi kurularak hindi palazı üretimine geçilmiştir. 1986 yılında Bakanlık İl Müdürlüğüne bağlı bir kuruluş haline getirilmiştir. Kuruluşun adı da "Arıcılık Üretme İstasyonu Müdürlüğü" olarak değiştirilmiş ve halen arıcılık ve hindicilik faaliyetlerine devam etmektedir.
HAYVANCILIK
Büyük ve Küçükbaş Hayvan Varlığı
Bingöl İlimizin yüzölçümünün yüzde 53'ü çayır ve mera alanıdır. Bu özelliği ile ilimiz hayvancılığa son derece elverişli bir durumdadır. Son yıllarda bölge koşullarına bağlı olarak hayvancılık gerilemiştir. Ancak terör olaylarının son bulmasıyla hayvancılık sektöründe yeniden bir canlılık görülmeye başlamıştır.
2000 yılı itibariyle mevcut 160 yaylamızdan 112 tanesi kullanıma açılmıştır. Bu sayı itibariyle yüzde 70, alan itibariyle de yüzde 86 oranına tekabül etmektedir.
Özellikle yazın Erzurum ve Karlıova yaylalarında otlatılan sürüler, kışa doğru Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi Güney illerimize götürülmektedir. İlkbahar mevsiminde ise bu akış tersine dönmektedir.
Yıllar itibariyle ilimizin hayvan varlığı
| Koyun Türü | Sayısı | ||
| 1990 | 1995 | 2000 | |
| Koyun | 712 841 | 618 692 | 590 020 |
| Kıl Keçisi | 403 278 | 186 624 | 172 525 |
| Sığır (Kültür) | 361 | 1 938 | 3 118 |
| Sığır (Yerli) | 119 502 | 107 814 | 34 298 |
| Sığır (Melez) | 6 529 | 7 445 | 30 367 |
| Manda | 1 874 | 1 456 | 1 288 |
| At | 2 953 | 3 708 | 3 303 |
| Katır | 1 813 | 2 055 | 687 |
| Eşek | 12 957 | 11 273 | 5 524 |
| Yumurta Tavuğu | 161 236 | 182 378 | 62 443 |
| Et Tavuğu | 31 500 | 3 722 | 700 |
| Hindi | 31 845 | 47 470 | 23 350 |
| Ördek | 3 115 | 4 185 | 4 770 |
| Kaz | 7 610 | 7 705 | 6 950 |
MADENCİLİK
Yeraltı kaynakları açısından zengin bir il olarak ifade edilmeyen Bingöl ilindeki önemli sayılabilecek maden rezervleri, Genç ilçesindeki demir ve Karlıova ilçesindeki linyit yataklarıdır.
Genç ilçesi, Avnik sahasında demir madeni ile ilgili etütlere 1935 yılında başlanılmış olup, 1975 yılından sonra da yoğunlaştırılmıştır
Genç İlçesi Demir Yataklarının Dağılımı ve Niteliği
| Köy ve Mevkii | Tenör ve Kalite (%) | Rezerv (ton) | Diğer Bilgiler |
| Hamek-Büklüm-Tirbit Tepe | 9.65 Fe | 98 053 000 | Potansiyel |
| Avnik Heyalandere Mevkii | 34 Fe | 3 285 000 | Potansiyel |
| Avnik Gonaç Tepe | 40.56 Fe | 1 302 000 | Potansiyel |
| Avnik Kelme Tepe | 14.64 Fe | 6 372 000 | Potansiyel |
| Avnik Kelme Tepe | 14.64 Fe | 6 372 000 | Potansiyel |
| Avnik Kılhas Tepe | 15.40 Fe | 1 032 000 | Potansiyel |
| Avnik Köyü Koşal | 37.31 Fe | 24 872 000 | Potansiyel |
Yapılan çalışmaların neticesinde, sahalarda demir ve fosfatın birlikte işletilmesi halinde ekonomik olabileceği sonucuna varılmıştır.
Karlıova İlçesi, Derinçay ve Devecik Köyü civarındaki linyit sahalarında yapılan etütlerde, hem açık, hem de kapalı işletme ile alınabilecek kömür linyit rezervi tesbit edilmiştir.Bu etütlerin sonuçları tablo-51'de özetlenmiştir.
Tablo-51 :Karlıova Linyit Sahalarının Rezerv Durumu
| Köy ve Mevkii | Tenör ve Kalite (%) | Rezerv (ton) | Diğer Bilgiler |
| Halifan (Derinçay) Kürük (Devecik) |
43.00 su 24.63 kal 0.57 s Isı değeri: 1663 Kcal/kg |
74 935 000 | Görünür |
| Halifan (Açık) | 48.53 su 24.21 kül 0.39 s Isı değeri: 1318 Kcal/kg |
13 909 000 | Görünü |
Tablo-51'den görünür linyit rezervinin toplam 88 844 000 ton olduğu görülmektedir. Yapılan etütlerde bunun 56 545 000 tonu üretilebilir rezerv olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Kiğı İlçesi Kutluca Köyü civarında da linyit yataklarına rastlanmıştır.
ORMANCILIK
İklim ve arazi yapısı yönünden ormancılık için ideal bir yapıya sahip olan Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesinin orman alanı en zengin olan illerinden biridir. Ancak ormanların, uzun zamandan beri yakacak ihtiyacının giderilmesinde kullanılması ve hayvancılıkta yararlanılması, bozuk baltalık duruma gelmesi sonucunu doğurmuştur. Tablo-41'de İşletme Şefliklerine göre ildeki orman alanlarının dağılımı verilmektedir.
İşletme Şefliklerine göre İldeki Orman Alanları (ha.)
| Orman İşletme Şefliği | Ormanlık Alan | Ormansız Alan | Toplam |
| Merkez | 43 138.5 | 93 387.5 | 136 526 |
| Ilıca | 38 323 | 156 662.5 | 203 985.5 |
| Genç | 46 046 | 104 079.5 | 150 125.5 |
| Kiğı | 70 917 | 142 840 | 213 757 |
| Solhan | 28 417.5 | 69 722.5 | 98 140 |
| Toplam | 226 842 | 575 692 | 802 534 |

ÖNEMLİ PROJELER
2.Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi
İlimizde çeşitli nedenlerle bügüne kadar 50 köy tamamen, 70 köy kısmen boşalmıştır. Boşalan mezra sayısı ise 344'tür. Toplam 5 088 hane ve 26 638 nüfus göç etmiştir. Geri dönüş için 96 köy, 127 mezra, 3 031 hane ve 17 112 nüfus müracaatta bulunmuştur. Bugüne kadar 22 köy ve 45 mezrada geri dönüş sağlanmıştır. Dönen hane sayısı 632, nüfus ise 4 078'dir.
Köye Dönüş ve Rehabilitasyon projesi kapsamında geri dönüş yapan vatandaşlarımıza 26 688 000 000 TL. tutarında inşaat malzemesi, koyun ve nakdi yardım yapılmıştır. Bu yardımlardan faydalanan köy sayısı 22, hane sayısı 412, nüfus ise 2 311'dir.
Ayrıca dönüş yapan vatandaşlarımızın köylerindeki başta yol, içmesuyu ve sanat yapıları olmak üzere Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi çerçevesinde altyapı çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda 12 000 ton çimento, 10 300 metre boru, 490 büz kullanılmıştır. Mevcut ödenekle öncelikle dönüş yapılan köylerin altyapı sorunlarının giderilmesi cihetine gidilmiştir. Bu kapsamda 121 milyar TL. harcama yapılmıştır. Köy yollarında 7 km tesviye, 37 km onarım, 33 km greyderli reglaj yapılmıştır. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından tüm yollar ulaşıma açılmış olup, bunların parasal değeri 557 milyar TL.'dir.Bu köylerde elektrik altyapısı için 35 milyar TL. bir harcama yapılmıştır.
TARIM

| Toprak Yapısı ve Arazi Varlığı: Bingöl İlinde genel olarak iki tip toprak görülmektedir. Meyilli - dalgalı ovalarda hakim olarak kahverengi ve kırmızı kahverengi topraklar görülür. Vadilerde alüviyal topraklar görülmekle beraber, bu topraklar organik maddece değişikliler göstermektedir, İlimiz genel olarak verimli topraklara sahiptir. Ancak uzun yıllar tek çeşit bitki yetiştirilmesi , gübre kullanmama gibi etkiler yüzünden, işlenen topraklarımızın büyük kısmı eski veriminden uzaklaşmıştır. Ancak son yıllarda teknik tarım faktörleri ve kimyasal gübre kullanma bilinç çiftçilere ulaştırıldığından , hızla olumsuz etkiler azalmaya başlamıştır. İlimizde nadas alanlarını daraltma projesi uygulamasıyla buğdaygil-baklagil ekim nöbeti uygulanarak nadas alanlarında % 10 oranında bir daraltma sağlanmıştır. Ayrıca kimyasal gübre kullanma bilinciyle bu oran artarak devam edecektir. Aşağıda Genel olarak Bingöl İli arazi varlığı alanı ve sahalara göre % dağılır gösterilmiştir; Arazi Varlığı : |
| Arazi Varlığı | Alan (ha) | % Oran |
| Toplam Arazi Varlığı | 825,3 | 100 |
| Tarım Arazisi | 59.140 | 7,17 |
| Sulu | -27.300 | (3.31) |
| Susuz | -31.840 | (3.86) |
| Mera Alanı | 414.407 | 50,21 |
| Çayır Alanı | 18.064 | 2,19 |
| Orman Alanı | 226.842 | 27,49 |
| Ağaçlandırma Sahası | 83.300 | 10,09 |
| Diğer Yerler | 23,547 | 2,85 |
Toplam arazi varlığı içinde 2.797 hektar dere yatağı, 5.252 hektar kayalık, 1.543 su yüzeyi, 1.155 hektar yerleşim yeri toplamları 23.547 hektar olarak diğer yerlerin içinde ifade edilmektedir.
İlimiz tarım arazisinin 27.300 hektarı Sulanabilmektedir. Bunun 8.000 hektarı D.S.İ' ince 9.300 hektarı Köy Hizmetleri tesisleri ile sulanmakta olup. 10.000 hektar kadar da halkın kendi imkanlarıyla yaptığı sulamalardır.
Bütün sulanabilir arazi, tarım arazisi varlığının % 46,16' sı dır. Önümüzdeki yıllarda sulanabilir arazi nispetinin % 20'lere kadar arttırılması için çeşitli projeler uygulanacaktır. Sulu ve kuru şartlarda tarla arazilerinin yüzde dağılımları şöyledir.
|
Sulu Şartlarda ; |
Son yıllarda yem bitkisi üretimini arttırmak için çiftçilerimize yönelik yayım çalışmaları arttırılmış, bu konuda kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır. Bu çalışmalarda yonca ,korunga, fiğ gibi yem bitkilerinin dışında triticale ve silajlık mısır ekimi konusunda yayım ve demonstrasyon çalışmaları yapılmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Bu çalışmaların olumlu etkileri çiftçilerimize yansımış , çiftçilerimizin kendi istekleriyle silajlık mısır ekimi yapılmaya başlanmıştır.
Bu sevindirici gelişme karşısında çiftçilerimizin sürekli sıkıntı çektikleri kışlık yem ihtiyaçlarını bir ölçüde karşıladıkları görülmektedir. Bu gibi gelişmeler arazi kullanım profilini olumlu yönde değiştirmektedir. Yem bitkileri tarımı yapılan alanın büyüklüğü de, buna bağlı olarak artmaya devam edecektir.
Hububat tarımında yine Müdürlüğümüzce yapılan demonstrasyon çalışmaları sonucu yöreye uyum sağlayan, yüksek verimli sertifikalı tohumluk kullanımı yaygınlaşarak özellikle buğday ve arpa tarımında oldukça iyi sonuçlar alınmıştır. Bunun yanında kimyevi gübre kullanımı yaygınlaştırılmış, münavebeli ekim metotlarının kullanılmasıyla da nadas alanlarının daraldığı görülmüştür.Böylece arazi kullanım sınıflandırılmasında nadas alanı yüzdesi süratle düşecektir.
TİCARET
Bingöl İlinin Ticaretini; yağ, keçi kılı, ham deri, av derisi gibi hayvan ürünleri ile her cins hayvan alım ve satımı teşkil eder. Bunlardan başlıca ceviz, kitre ve çiriş de ticaret maddeleri arasında sayılabilir.
Bingöl'de her yıl koyun, keçi ve sığır gibi kasaplık hayvanlar Elazığ, Diyarbakır, Urfa ve Gaziantep gibi büyük merkezlere sürüler halinde gönderilir. Yapağı ve kıl genellikle kırkılmadan hayvanların üzerinde gönderilmekte ise de, bir kısmı da kırkılmış olarak sevk edilmektedir.Eskiden bu bölgelerden Suriye'ye de hayvan ihraç edilmekte idi. Piyasada Urfa yağı adıyla tanınan yağların önemli bir kısmı Bingöl ilinin muhtelif bölgelerinden elde edilen yağlardır. Bunlar eskiden Urfa'da toplatıldıktan sonra bu ad altında büyük merkezlerde biriktirilmekte idi. Bu iş ile meşgul olan tüccarlar asıl nefis yağların buralardan toplandığını öğrenmişlerdir. Büyük tüccarların adamları yayla ve köylere kadar giderek yağ toplayıp Elazığ ve diğer merkezlere sevk etmektedirler. Av ve hayvan derileri ile bal sevkiyatı daha çok Erzurum'a, kitre, çiriş gibi maddeler İstanbul'a, ceviz de bilhassa Elazığ'a gönderilir.
Dokumacılık ev kadınlarının özel olarak çalıştıkları ayrı bir iş kolu olmaktadır. Halkın yüzde 80'i kendi dokumalarını kullanmaktadır. Erkekler çuha kalınlığında kuzu yününden el tezgahlarında dokunarak meydana getirilen kumaşlardan yapılmış elbiseler giyerler, kadınlar ise kendileri için genellikle kahverenginde pamuklu bez dokurlar.
Etrafındaki meşeliklerden şehrin odun ve kereste ihtiyacı karşılanmakta, un ise Bingöl suyunun akıntısından faydalanan değirmenlerde üretilmektedir.Şehrin kenarında her Cuma günü pazar kurulmakta, burada her çeşit maddenin alışverişi yapılmaktadır. Bilhassa Bingöl yağları pazarın en önde gelen bir maddesidir. Başta Elazığ olmak üzere Diyarbakır, Gaziantep, Urfa ve Adana'ya satılan hayvan ve hayvansal ürünler arasında Bingöl yağının ticari değeri çok yüksektir. Bingöl, yağını bu iller üzerinden İstanbul'a ve Ankara'ya göndermekte ve ihtiyacı olan maddeleri de buralardan almaktadır.
SANAYİ ALTYAPISI
Sanayinin yaygınlaştırılması ve oluşabilecek sanayi tesislerinin planlı bir yerleşme düzeni içersinde toplulaştırılması ve orta-büyük sanayinin tamir ve bakım yönünden sorunlarını gidermek, özel beceri isteyen bazı malların üretimini gerçekleştirmek, sanayi işletmelerine yan sanayi olarak yardımcı olmak, işlevlerini yerine getiren ve özellikle Sanayi alt yapısı açısından önem taşıyan Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Siteleri Bakımından Bingöl İli, henüz istenilen düzeyde değildir.
Bingöl il merkezinde 154 İşyeri kapasiteli bir Küçük Sanayi Sitesi faaliyettedir. Bu sitede; 12 hızarcı, 8 mobilyacı, 4 oto lastikçi, 4 akücü, 8 oto elektrik, 26 oto tamir, 5 tornacı, 36 marangoz, 10 oto döşeme, 10 oto boya, 5 oto kaporta, 20 kaynakçı, 6 sıcak demirci olmak üzere toplam 13 meslek gurubunda 154 işyeri mevcuttur. Sitede ayrıca 1 kahvehane, 3 demirci, 2 mobilyacı, 2 bakkal, 1 PTT merkezi, 2 nalbur, 7 oto malzeme satıcısı, 1 lokanta mevcut olup, toplam 700 kişi istihdam edilmektedir.
1990 yılında il merkezinde Organize Sanayi Bölgesinin kurulması kararlaştırılmıştır. Organize Sanayi Bölgesi, 1991 yılında yatırım programına alınmıştır. 1995 yılında etüt ve mühendislik hizmetleri ihale edilmiştir. İlgili firma tarafından etüt ve mühendislik hizmetlerine ilişkin proje hazırlanarak 1996 yılında müteşebbis teşekkül kuruluna teslim edilmiştir.
Organize Sanayi Bölgesinin altyapı inşaatı, 25 Mart 1997 tarihinde ihale edilmiştir. 30 Nisan 1997 tarihinde ilgili firmaya yer teslimi yapılmış ve söz konusu firma inşaata fiilen başlamıştır.
İMALAT SANAYİ
1975 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, imalat sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısı 992'dir. Bu sayı, 1980 yılında 1 175'e ulaşmıştır. 1985 yılında 895'e inmiş, 1990 yılında 1936'ya yükselmiştir. 1990 yılında Türkiye'de imalat sanayi sektöründeki işgücü istihdam oranı yüzde 11.9,Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 3.49 iken, Bingöl'de çalışan nüfusun sadece yüzde 1.8'I istihdam edilmektedir.
İmalat sanayinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı ve gelişme hızı açısından bakıldığında durum yine bundan farklı değildir. 1997 yılında cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasılada imalat sanayi sektörünün payı Türkiye'de yüzde 21.6, gelişme hızı yüzde 99.1; Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 9.4; gelişme hızı yüzde 23.2 olurken, bu oranlar Bingöl'de sırasıyla yüzde 8.4 ve yüzde 5.3'tür.
1992 Genel Sanayi ve İşyerleri sayımı sonuçlarına göre Bingöl ilinde, imalat sanayi sektöründe 176 işyerinin faaliyet gösterdiği görülmektedir (Tablo-49).
|
İktisadi Faaliyet Kolu |
1985 |
1992 |
|
Gıda, İçki ve Tütün Sanayi |
35 |
22 |
|
Dokuma, Giyim Eşyası ve Deri Sanayii |
42 |
31 |
|
Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi |
35 |
74 |
|
Kağıt, Kağıt Ürünleri ve Basım Sanayii |
4 |
4 |
|
Kimya, Petrol, Kömür, Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayii |
2 |
- |
|
Taş ve Toprağa Dayalı Sanayii |
1 |
1 |
|
Metal Eşya, Makina ve Techizat, Ulaşım Aracı, İlmi ve Mesleki Ölçme Aletleri Sanayii |
42 |
44 |
|
Toplam |
163 |
176 |
Kaynak : DİE, 1992 Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı Sonuçları
Bingöl'de imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli firma sayısı oldukça düşük düzeydedir. Mevcut önemli tesisler de kamunun öncülüğünde ve ortaklığı ile kurulmuştur.
Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöreler kapsamında yer alan Bingöl ilinde sanayi gelişmemiştir. Kalkınma planlarında yer alan ilkeler doğrultusunda yıllık programlar çerçevesinde getirilen teşvik araçları, Bingöl'ün sanayileşmesinde istenen ölçüde yarar sağlayamamıştır. İl'de mevcut tesisler genellikle kamu kuruluşlarının destek veya ortaklıklarıyla kurulmuştur. Bu tesisler de ya düşük kapasite ile çalışmakta yada çalışamaz durumdadır.
AKARSULAR
İl sınırları içindeki uzunluğu bakımından en önemli akarsu peri suyudur. Toplam 258 Km. uzunluğa sahip peri suyu'nun il sınırları içersindeki uzunluğu ise 112 Km.dir. Güneydoğu yönünde akan Peri Suyu Kiğı sınırları içinde Çorik Dağından Fas deresini, daha güneyden Çobi Suyu ile Kalman Deresini alarak il sınırlarından çıkar. Tunceli il sınırları içinden geçerek Munzur suyu ile birleşir. Elazığda Yeşildere civarında Fırat nehri'ne karışır.
Murat nehri de ilin önemli akarsularından biridir. Van gölü'nün kuzeyindeki Aladağ'dan doğar.Muş ilçe merkezinde Kurt istasyonu yakınlarında Karasu ile birleşerek Bingöl - Muş - Diyarbakır il sınırlarının kavşak noktasının kuzeyinden Bingöl il sınırlarına girer. Bingöl il sınırları içinde çok sayıda dere ile birleşerek Genç ilçesine bağlı Doğanlı Köyünün kuzeyinden geçerek Elazığ İl sınırlarına girer. Bingöl ili içindeki toplam uzunluğu 96 km'dir
Murat nehri'nin bir kolu olan Göynük Suyu'nun başlangıç ve bitiş noktaları il sınırları içerisinde kalmaktadır. Bingöl dağlarının batı yamaçlarındaki Kargapazarı köyünden doğar, Çoriş dağlarından bazı dereleri alarak Ekinyolu Köyü yakınındaki Mendo Suyu ile birleşip, Genç ilçesi yakınlarında Murat Nehrine karışır.

COĞRAFİ YAPI
Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili, 38 27' ve 40°27'doğu boylamlarıyla, 41°20' ve 39°54' kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır.
Bingöl, doğuda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ili ile komşudur.
Bingöl'ün ilçeler itibariyle yüzölçümü ve ilçe merkezlerinin deniz seviyesinden yükseklikleri Tablo-1'de görülmektedir.
Tablo-1'de görüldüğü üzere Bingöl'ün yüzölçümünün yüzde 22.82'si merkez ilçeye aittir. Merkez ilçeden sonra sırasıyla Genç, Karlıova ve Solhan gelmektedir. Rakımı en düşük ilçeler İl merkez ve Genç ilçe merkezidir.Rakımı en yüksek ilçe ise Karlıova'dır.
| Tablo-1: İlçeler itibariyle yüzölçümü ve yükseklik | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kaynak: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü |
İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır.
Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.
İKLİM:
Kuzeyden sokulan nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak,kışları soğuk geçmektedir.Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Bingöl’de yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derecedir. Yıllık yağış tutarı 873.7 mm. kadar olup, kar yağışlı gün sayısı 24.5 gün, donlu gün sayısı ise 94.1 gün kadardır.
DAĞLAR

Bingöl arazisi çok dağlıktır. Yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur.Dağlar üzerindeki yaylalar ve düzlüklerin yükseklikleri 2000 metreden aşağı düşmez. Ova niteliğindeki yerler bile 1000 metrenin üzerinde bulunmaktadır. Bingöl ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların yüksek kısımlarını doruklar, buzul gölleri; etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar. Dağlar genellikle seyrek ormanlık olup, güney bölümlerinin bazı kısımları çıplaktır. Meşe ormanları dağların 1800 metreden aşağı kısımlarında görülür.

Volkanik sahaların en çok rastlandığı yer Göynük suyu ile Peri Suyu arasındaki bölgedir. Volkanik olan bu bölge çukurluk ve yükseltileriyle dağların genel durumunu bozacak niteliktedir. Ayrıca buradaki dağların bünyesinde kısmen bazalt türünden akıcı,kısmen andezit tipinde kıvamlı lavlar büyük yer tutar. Üçüncü zaman sonlarındaki tektonik olaylar neticesinde kırılmalardan sonra yeryüzüne çıkan lavlar bir örtü gibi etrafa yayılmıştır. Bu arada bazı kırılmalar sonucunda bu örtünün bazı kütleleri çökmüş, bazıları ise yükselmiştir. Bingöl iline adını veren Bingöl Dağları bu zamanda oluşmuştur.
|
Başlıca Dağ ve Tepeler | ||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||
| Kaynak: Bingöl İl Envanteri,Bingöl İl Yıllıkları |

JEOLOJİK YAPI
Bingöl ili'nin en eski jeolojik oluşukları, güneyde yer alan paleozoik (I. Zaman) yaşlı başkalaşım kütleleridir. Çoğunlukla mikaşist ve gnayslardan oluşan bu kütleler kırılarak daha güneyde görülen Tersiyer (III. Zaman) oluşuklarını örtmüştür. Özellikle Genç ilçesi yakınında başkalaşım kütleleri yer yer aswit karakterli mağmatik kütlelerle kesilmiştir. Çoğunlukla düzensiz bir yayılım gösteren bu mağmatik kütleler ilin güneyinde görülür.
Bingöl ilinin büyük bir bölümü ise bazaltlar (mağmatik kütle) ile kaplıdır. İlin kuzeydoğusuna doğru, Karlıova yöresinde bazaltların yerini, yine bir mağmatik kütle olan andezitler almaktadır. Yer yer Neojen (III. Zamanın son sistemi) yaşlı sedimanter kütleler bu volkanik kütlelerin üzerini örtmüştür. Bu durum özellikle Solhan ve Göynük çevresinde görülmektedir.
Kuaterner (IV. Zaman) yaşlı alüvyonlar Murat ırmağı vadisi boyunca görülür. Bu tortullar Bingöl ve Genç havzaları tabanında yaygındır. Havzaların yakın çevresinde, daha derinde bulunan eski alüvyonların üzerinde, bir örtü biçiminde yeni alüvyonlar görülmektedir. İl ve çevresinde Alpin tektoniğinin (yer içi güçler nedeniyle ortaya çıkan olaylar) özellikleri görülmektedir.
Bingöl,birinci derece deprem kuşağında yer almaktadır.Bugüne kadar yörede ,tüm ili kapsayan ve Türkiye'nin başlıca fay kuşaklarından biri olan Doğu Anadolu Fayı'nın neden olduğu şiddetli depremler olmuştur.Bunun en önemlisi 22 Mayıs 1971 de meydana gelen ve 906 kişinin ölümüne yol açan Bingöl Depremi'dir. Ayrıca Karlıova ilçesinden Kuzey Anadolu Fay Hattı da geçmektedir
ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME
1.Ulaştırma
Bingöl, Doğu Anadolu'nun Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. İl'in dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip oluşu, ulaşım imkanları olumsuz yönde etkilenmektedir. Özellikle kış aylarında ulaşımın daha da zorlaştığı görülmektedir. Havaalanının henüz inşaat halinde olduğu ilde ulaşım, kara ve demiryolu ile yapılmaktadır.
A.Karayolu Ulaşımı
Ulaşım, insanların ve eşyanın yer değiştirme faaliyeti olarak tanımlandığına göre, belli bir idari ve coğrafi birimin gelişmesinde sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan karayolu ulaşımı büyük önem arz eder. Ancak Bingöl ilimizin karayolu ulaşım imkanlarının yeterli olduğunu söylemek oldukça güçtür. Bingöl karayolu ulaşım imkanları bakımından bölgenin en yetersiz illerinden biridir.
Karayolları 8. Bölge Müdürlüğüne (Elazığ) bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Karayolları 84 Şube Şefliğimizin hizmet alanı içinde bir idare binası 18 yatak kapasiteli misafirhane, 6 lojman, araç parkı için bir sundurma ile akaryakıt-yağlama ve yıkama binaları bulunmaktadır. Ayrıca bir asfalt plenti tesisi ile 5 adet bakımevi mevcuttur.
Bingöl ilimizin karayolu ulaşımını Devlet yolları, il yolları ve köyyolları olmak üzere üç başlık altında incelemek lazımdır.
1.Devlet Yolları
Bingöl ilinde Devlet karayolları 227 km.dir. Bu 227 km.lik Devlet Karayolları ağı iki ana arterden diğer illere geçiş imkanı vermektedir. Bu ana arterlerden biri batıdan Malatya ve Elazığ'dan gelerek Bingöl'e ulaşan Devlet yoludur. Bu yol, Bingöl'den doğuya doğru uzanır ve doğudan Van Gölü'nün güney kıyılarını izleyerek İran'a ulaşır. Bingöl'den geçen en önemli Devlet yolu budur. Bu yol, Solhan ilçe merkezinden de geçmektedir. Bu yolun il sınırları içindeki uzunluğu 92 km'dir. İkinci ana arter, Erzurum-Bingöl-Diyarbakır Devlet karayoludur. Bu yol, Bingöl için özel bir önem taşımaktadır. Merkez ilçeden başka Genç ve Karlıova ilçeleri de bu yolun üzerindedir. Bu yolun il sınırları içindeki uzunluğu 135 km.'dir.
Bingöl ilimiz sınırları içinde kalan Devlet karayollarının tümü asfalttır. Ancak standartları düşüktür. Günümüz trafik yükünü taşıyamaz durumdadır. Yolların bir kısmının Banketsiz ve bariyersiz olması, kışın ağır tonajlı araçlar için tırmanma şeridinin bulunmaması ve keskin virajların mevcut olması nedeniyle güvenli trafik akışının sağlanmasında güçlüklerle karşılaşılmaktadır.
1.İl Yolları
İl yollarının uzunluğu 423 km.dir. Bunun 232 km.si asfalt, 155 km.si stablize, 36 km.si ise toprak yoldur. İl yollarının cinslerine ve uzunluklarına ait bilgiler Tablo-59'da verilmiştir.
Tablo-59 : İl Yollarının Mevcut Durumu
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kaynak: Karayolları 8.Bölge Müdürlüğü |
Tablo-59 incelendiğinde, İl yollarının yüzde 55'inin asfalt, yüzde 37'sinin stabilize yüzde 8'inin toprak yol olduğu görülecektir. Toprak yol oranı en yüksek olan yol, Çatak-Yedisu yoludur. Toplam uzunluğu 44 km. olan bu yolun 12 km.si stabilize geriye kalan 32 km.si ise toprak yoldur.
3.Köy Yolları
Bingöl ilinde, köyaltı yerleşim birimlerinin çok ve arazisinin engebeli, kış şartlarının ağır olması nedeniyle, kırsal kesimde yaşayan insanlara ulaşım hizmetinin götürülmesiyle zorlanmalar kendini göstermektedir.
Köyyollarının toplam uzunluğu 3 410 km.dir. bu yol ağının 219 km.si asfalt 741 km.si stabilize, 1609 km.si tesviye, 841 km.si ise ham yoldur. Kırsal yerleşim yerlerinin yol durumu Tablo-60'da verilmiştir.
Tablo-59 : İl Yollarının Mevcut Durumu
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kaynak: Köy hizmetleri il Müdürlüğü |
Tablo-60 incelendiğinde köyyollarında asfalt oranının yüzde 6.42, stablie yol oranının yüzde 21.73, tesviye yol oranının ise yüzde 24.67 olduğu görülecektir. Kırsal yerleşim yerlerindeki asfalt yol oranı Türkiye ve Bölge ortalamasının altındadır. Doğrudan TCK'dan yararlanan 56 köy ve 35 ünite tablo bilgilerine dahil edilmemiştir.
B. Demir Yolu Ulaşımı
Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesi'ni doğudan batıya bağlayan demir yolunun üzerindedir.
Kuzey ve güneyden demir yolları Malatya'da birleşir. Ve Elazığ'dan sonra Bingöl Genç ilçe merkezine ulaşır. Bingöl'den Muş, Tatvan ve İran'a uzanır.
II. HABERLEŞME VE İLETİŞİM
İl'in haberleşme ve iletişim durumu; Telekom hizmetleri, PTT hizmetleri ve kitle iletişim araçları başlıkları altında incelenmiştir.
A. Telekom Hizmetleri
Bingöl ilinde telefon abone sayısı 1999 yılında 27 566 iken, 2000 yılında 31 990 adete ulaşmıştır. 1999-2000 yılları arasında ildeki şehiriçi, şehirlerarası ve uluslararası konuşma sayıları iki katından fazla artmıştır. 2000 yılı verilerine göre toplam faks sayısı 151 olup, 10 bin kişiye yaklaşık 7 adet faks düşmektedir. 10 bin kilşiye düşen telefon sayısı (cep telefonu hariç) ise yaklaşık 1400 adettir. Tablo-61'de ilçeler itibariyle haberleşme hizmetleri görülmektedir.
Tablo-61 :İlçeler İtibariyle Haberleşme Hizmetleri (2000)
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Kaynak: Köy hizmetleri il Müdürlüğü |
İlimizde en son teknoloji olan "Sayısal Fiber Optik Kablo" ile 36 adet köy santralının haberleşmesi sağlanmaktadır. Yine 13 adet köy santralı "Sayısal Radyoling" ve 3 adet santral da "Uydu Sistemi" ile dünyayla haberleşmektedir. İlimizde eski teknoloji olan "Analog Haberleşme" bulunmaktadır.
B.PTT Hizmetleri
Ptt Başmüdürlüğüne bağlı her ilçede birer adet olmak üzere 8 merkez ve biri merkez ve biride Genç ilçesinde olmak üzere 2 acete bulunmaktadır. Bingöl PTT merkezinde 1 adet faks cihazı, 1 adet telem makinası ve otomasyon sistemi; Genç, Karlıova, Kiğı ve Solhan PTT merkezlerinde birer adet faks cihazı ve birer adet telem makinası; Adaklı, Yayladere ve Yedisu PTT merkezlerinde de birer adet faks cihazı bulunmaktadır. Merkezlerdeki posta haberleşmesi bu cihazlarla yürütülmektedir.
C.Kitle İletişimi
İl'de "Bingöl" adı altında günlük bir yerel gazete yayın faaliyetlerini sürdürmektedir. Bingöl ilimizde gazete okuma alışkanlığı hızla yaygınlaşmaktadır. Günlük gazeteler, Adana ve Erzurum illerinden ağır kış şartları dışında hergün saat 9-10 civarında Bingöl il merkezine ulaşmaktadır.
Ayrıca 4 adet özel yerel radyo ve yayın faaliyetlerini sürdürmektedir. Yerel televizyon yoktur. İlimizde TRT televizyon yayınları ile birlikte 11 adet özel televizyon yayınları izlenebilmektedir.
VADİLER VE PLATOLAR
Bingöl'ün deniz seviyesinden yüksekliği 1151 m. olduğu için arazinin % 14.4'ü plato ve vadilerden oluşmaktadır.İl toprakları, Doğu Anadolu bölgesinin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bingöl'de belli başlı en büyük vadiler; Göynük Irmağı ve Murat Irmağı vadileridir. Murat ırmağı vadisi ve Göynük Suyu vadisince uzanan düzlükler dışında İl, hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Murat Irmağı vadisi Doğu-Batı doğrultulu, Göynük Suyu vadisi ise Batı-Doğu doğrultulu olup, vadilerde otsu bitkilerin yanısıra papatya ve ısırgan otlarına da rastlanmaktadır. Göynük Suyu vadisi il merkezinde bulunmakta, daha önceleri ilçe merkezi (Muş iline bağlı Çabakçur ilçesi) olan vadi, ilin gelişmesi sonucu sönük bir mahalle halini almıştır. Murat Irmağı vadisini takiben, Demiryolu ve Karayolu ulaşımı, Göynük Suyu ırmağını takiben ise Karayolu ulaşımı sağlanmaktadır.
YAYLALAR
Coğrafi yapısı itibariyle Bingöl'de çok sayıda yayla mevcuttur. Bu yaylalar, zengin otlaklar ve bitkilerle kaplı bulunmaktadır. 2500-3000 m'yi bulan yaylalar soğuk su ve temiz hava deposu konumundadırlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Anadolu'nun meşhur yaylalarını belirtikten sonra, yaylalar arasında en seçme ve gönül alıcı olarak Bingöl yaylalarını gösterir. Ünlü Gezgin, Bingöl yaylalarının bir çok berekete sahip olduğunu da eserinde belirtmiştir.
Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.
İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır.
NÜFUS DURUMU

1997 Genel Nüfus Tesbiti sonuçlarına göre Bingöl İlinin toplam nüfusu bulunan yere göre 234 790, ikametgaha göre ise 232 267'dir. Nüfus büyüklüğüne göre 66. sırada yer alan Bingöl İlinin, 1990-1997 dönemindeki yıllık nüfus artış hızı binde 8.31'dir. Bu oran, Türkiye genelinde binde 15.08, Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise binde 6.9'dur. Şehir nüfusunda yıllık artış hızı Türkiye genelinde binde 28.27, Doğu Anadolu Bölgesi'nde binde 39.3 Bingöl'de ise binde 54.35'tir. Bu oranlar dikkate alındığında Bingöl'ün kentsel nüfus artış hızı Türkiye ve Bölge ortalamasının oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. Kentsel nüfus oranındaki bu aşırı artış, kentsel alt yapı sorunlarını da beraberinde getirmektedir.
|
Yıllar |
Türkiye |
Bingöl | ||
|
Nüfus |
Artış Hızı(%0) |
Nüfus |
Artış Hızı(%0) | |
|
1935 |
16 158 018 |
21.10 |
62 924 |
-- |
|
1940 |
17 820 950 |
19.59 |
70 184 |
21.84 |
|
1945 |
18 790 174 |
10.59 |
75 510 |
14.63 |
|
1950 |
20 947 188 |
21.73 |
97 328 |
50.76 |
|
1955 |
24 064 763 |
27.75 |
113 341 |
30.46 |
|
1960 |
27 754 820 |
28.53 |
131 364 |
29.95 |
|
1965 |
31 391 421 |
24.63 |
150 521 |
27.60 |
|
1970 |
35 605 176 |
25.19 |
177 951 |
34.05 |
|
1975 |
40 347 719 |
25.01 |
210 804 |
34.46 |
|
1980 |
44 736 957 |
20.65 |
228 702 |
16.43 |
|
1985 |
50 664 458 |
24.88 |
241 548 |
10.99 |
|
1990 |
56 473 035 |
21.71 |
250 966 |
7.68 |
|
1997 |
62 865 574 |
15.08 |
234 790 |
-8.31 |
Tabloda görüldüğü gibi 1955 yılı itibariyle Türkiye Nüfusunun yüzde 0.47'sini oluşturan Bingöl İl Nüfusu, 1975 yılına kadar Türkiye ortalamasının üzerinde artış göstermiştir.