Teşekkürler

Arkadaşlar Siteye Gösterdiğiniz İlgi İçin Sizlere Teşekkür Ederim....

 

Sitemizde Çok Kısa Zaman İçinde Yenilikler Olacaktır... Site Olması Gerekenleri Bizlere Buradan Mesaj Bırakarak veya e-mail Yolu İle Ulaşmanızı Rica Ederiz...

Yorum (6) Yorum yaz!

Sosyal Yapı

BASIN

Yerel basın, basıldığı yerde dağıtılan, ülke genelinde dağıtımı ve satışı yapılmayan yayımlandığı bölge ile ilgili haberlere geniş yer veren basındır. Farklı bir yapıya sahip olan mahalli basının, fonksiyonları da farklıdır. Sınırlı bir bölgeye hitap ettiği için mahalli haberlere geniş yer verilir. Gazetenin önemli bir alanını kapsayan bu haberler, günlük haber hacminin yüzde 80'ini oluştururlar. Eskiden, ulaştırma imkânlarının ve baskı tekniklerinin bugünkü kadar gelişmediği dönemlerde, bütün basın bu vasfı taşımaktaydı. Gazeteler, yakın çevrede dağıtılır ve satılırdı. Ülkenin diğer bölgelerine ulaşması çok zaman alırdı. Bununla birlikte, ülkenin kültür bakımından en gelişmiş bir veya birkaç ilinde daha geniş yayılma imkanlı bir gazetecilik gelişir, ülkenin diğer bölgelerinde İSE mahalli haberlere ağırlık veren yayın organları görülürdü. Bu bakımdan Türkiye'de, İstanbul, ülkenin en büyük ili olması sebebiyle, merkezî basının geliştiği bir ilimiz olmuştur.
 

LİNKLER
www.bingolunsesi.net

www.bingolgazetesi.com

www.haberci12.com

 

 

BİNGÖL İLİ ULUSAL VE YEREL BASIN TEMSİLCİLERİ

Temsilcinin Adı- Soyadı Bağlı Bulunduğu basın Adı Telefon ve Faks
Emin İNAK Günlük Bingöl Gazetesi 0(426) 213 19 07 -213 11 05
Ömer ŞANLI Günlük Bingölün Sesi Gazetesi 0(426) 213 96 57 - 214 49 34
Vedat BÜYÜKŞAHİN Haftalık Ab-ı Hayat Gazetesi 0(426) 214 62 80
Adil ÖNAL TRT Temsilcisi 0(426) 213 46 27
Abdullah ÇELİK A.A. Temsilcisi 0(426) 214 43 03
Kerim KANTARCIOĞLU İHA Temsilcisi 0(426) 214 34 66
İ Halil ÖZEMİŞ CHA Temsilcisi 0(426) 213 78 68
Aydın ARIK NTV Temsilcisi 0(426) 213 96 57
Mehmet YALNIZAN Sabah Gazetesi Temsilcisi 0(426) 213 62 52- 214 60 70

 


SPOR

Bingöl'de Beden Terbiyesi Bölge teşkilatı kuruluncaya kadar belli başlı bir spor faaliyeti yoktu. 1930 ve onu takip eden yıllarda Kiğı ilçesinde futbol oynandığı görülmekte ise de faaliyetler resmi bir nitelik kazanamamış ve bir spor kulübü teşekkül ettirilememiştir.

Bingöl'de aşağı şehirde yapılan bir futbol sahası ile futbol faaliyetlerine başlanılmış ise de o zaman yapılan tesislerin ilkel olması nedeniyle bu alanda fazla bir ilerleme kaydedilmemiştir.

Bingöl'de sportif çalışmalar 1942 yılında Gençlik ve Spor Kulübünün kurulmasıyla başlar. Bu tarihten sonra; Karagücü, Akınspor ve Yıldırımspor kulüpleri kurulmuştur. 1953 yılında ise Genç ilçesinde Gençspor Gençlik Kulübü kurulmuştur.

Bingöl'de akla gelen ilk spor kayaktır. Bu ilde fazla kar yağdığından kayak sporu devamlı bir gelişme göstermiştir.

Bingöllü gençlerden Cevdet CAN kayak dalında olimpiyatlara katılmıştır. Erdoğan ÇAĞALA kayak dalında balkan birinciliği kazanmıştır. Sedat AKTAŞ, Remzi AKTAŞ, Vedat AKTAŞ, Rıfat CAN, Doğan BAYNAL ve Taner ÇÜCÜBOĞA kayak dalındaki milli sporcularımızdır. Kayakta uluslararası çocuk kupasında Mesut ÇAĞALA birincilik kazanmıştır. Siyami TÜRKMEN, Orhan BULGAY, Sadullah KESMEZ, Enes KAPLAN, Aydın BÜNÜL ve Ayetullah KESMEZ atletizm dalında çeşitli dereceler almışlardır. Boks dalında Nevzat BECERİKLİ Tükiye birincisi olmuş sporcumuzdur.
 

SAĞLIK

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması

İl'de, Sağlık Müdürlüğü bünyesinde; Aile Planlaması çalışmaları, gebelik izlenmesi, anne sütünün önemi hakkında halk eğitimi ishalli hastalıkların kontrolü, akraba evliliklerinin önlenmesi, doğumların sağlık personeli ile gerçekleştirilmesi ve iyotlu tuz kullanılması yönünde rutin çalışmalar sürdürülmektedir.

Bingöl ilimizde, anne ve çocuk sağlığını etkileyen sorunlar; iki yada daha fazla sayıdaki evlilikler, çok çocuklu geniş aile yapısı, gebeliği önleyici yöntemlerin yeterince kullanılmaması, aşılanma oranının düşüklüğü , sağlıksız ve dengesiz beslenme, sağlıklı içme suyu ve kanalizasyon sistemine sahip olmama, sağlık hizmetlerinin yetersiz olması veya mevcut hizmetlere ulaşamama olarak belirtmek mümkündür.

Nufusun 234 790 olduğu ilde, 15-49 yaş arası kadın nufusu 50 492'dir. 15-49 yaş arası evli kadın nufusu ise 37 768'dir. Doğurganlık hız binde 37.31, gebeliği önleyici yöntem kullanma oranı ise yüzde 14.33'tür. İlçeler itibariyle aile planlaması çalışmaları Tablo-73'de izlenebilmektedir. İlçeler İtibariyle Aile Planlaması Çalışmaları (2000)

İlçeler İtibariyle Aile Planlaması Çalışmaları (2000)

İlçe Adı

Hap

Kondom

RİA

Toplam

Merkez

1 857

2 209

 1 310

5 376

Adaklı

  106

     69

-

   175

Genç

  619

   346

     86

1 051

Karlıova

    80

   699

     30

   809

Kiğı

    38

     90

     17

   145

Solhan

  272

   126

     32

   430

Yayladere

     46

     13

     -

     59

Yedisu

     30

     14

     -

     44

Toplam

3 048

3 566

1 475

8 089

İl'de, 2000 yılı içinde 2 139 canlı doğum gerçekleşmiştir. Ölü doğum sayısı 43, bebek ölüm sayısı 26, 0-4 yaş ölüm sayısı 32, ana ölüm sayısı 1, 45 yaş üzeri ölüm sayısı 87, toplam muayene sayısı 188 239, gebe sayısı 2 383, toplam 0-11 bebek sayısı 5 230, gebe izlem sayısı 4 042, bebek izlem sayısı 7 228'dir.

 

Yorum (1) Yorum yaz!

Kültür


HALK OYUNLARI

Bingöl halk oyunları kendine özgü karakteri ile büyük bir beğeni kazanmıştır. Özellikle komşu iller tarafından taklit edilmektedir.Bingöl halk oyunlarının bilhassa Diyarbakır'da oynandığına tanık olmaktayız.

Kartal Oyunu

Bu oyunda Oyuncular, dağlarda sert kayalar üzerinde uçan kartalları andırır. Oyunun, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıktığı rivayet edilir. Karlıova'dan Şeref Meydanı'na doğru saldırıya geçen Rus kuvvetleri ile askerlerimiz ve milis kuvvetlerimiz arasında meydana gelen savaşta galip gelen kuvvetlerimizin kahramanca savaşını öyküler. Savaş meydanında kalan düşman cesetlerine kartalların hücum etmesiyle, kartal oyunu sembolize edilmiştir.

Delilo Oyunu

Oyun kızlı ve erkekli oynanır. Çevrede en fazla oynanan oyunlardan biridir.

Meryemo El ele tutuşarak bir çember yapılır. Tutulan eller içe ve dışa doğru sallanır. İleri çökme hareketleri yapılır. Oyun oynanırken şu türkü söylenir.

Çepik (El Çırpma)

Çok sert figürleri olan bir oyundur. Oyun, yöre insanının tabiat ile olan mücadelesini ve oyuncular arasında bir nevi kuvvet denemesini yansıtır. Oyun; davul, zurna eşliğinde oynanır. Müziğin başlaması ile birlikte sağ ayakla oyuna başlanır. Üç adım öne yürünür, üç adım bitiminde eller çırpılır. Bu hareketlerin bir kaç kez tekrarından sonra eşler birbirlerine dönerek ellerinin içleri ile üçer defa sert bir şekilde karşılıklı vuruşurlar. Bu vurma hareketleri bir kaç kez yapılır

Çaçan

Hareketli bir oyundur. Yörede en çok sevilen ve tutulan oyunlardandır, Ayaklar yeri döverek tempo tutulur ve öne doğru üç sıçrama yapılır. Hareketlerin aynı anda yapılmasına özen gösterilir. Oyun oynanırken en çok şu türkü söylenir.

Diğer Halk Oyunları

Gövend (Halay), Horani

Seyirlik ve Eğlencelik Oyunlar

Sarımsak Oyunu, Darı Sulama, Değirmenci, Muhtar, Kalaycı, Kalkağan Şenliği, Çulapı (Üç Ayaklı Çatal Ağaç) Oyunu, Gelin Oyunu, Cirit Oyunu, Şel Atmak (Taş Atmak)

 

ADETLER

Her toplumun kendine has adet ve inanışları vardır. Yöremizde geçmişten günümüze gelen ve halk arasında var olan, töreler, adetler, inançlar halk tabipliği az da olsa itibar görmektedir.

1- Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmayıncaya kadar evden çıkarılmaz, o ev komşulara ateş vermez.

2- Yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunur.

3- Karga (Saksağan) kapıda öterse uğursuzluk getirir

4- Eve yeni gelen gelinin kayınbaba ve kayınbiraderlerle konuşması ayıplanır.

5- Aile büyüklerine karşı çocuğu kucağına alma, onunla ilgilenme ve sevme hoş karşılanmaz.

6- Güneş ve ay tutulmalarında ezan okunur ve iki rekat namaz kılınır.

7- Kesilen tırnaklar toprağa gömülür.

8- Köpeklerin uluması uğursuzluk getirir.

9- Cuma günleri yaş odun kesilmez,ekin biçilmez

10- Ölü evinde üçgün yemek pişirilmez

11- Yeni doğan bebeğin kesilen göbeği cami duvarına konursa çocuk din alimi, okul duvarına konursa tahsilli olur.

12- Sarılık hastalığına yakalanan kimselere sarı boncuk veya altın takılır, sarı elbise giydirilir.

13- Cuma günleri çamaşır yıkanmaz.

14- Nazardan korunmak için mavi boncuk veya muska takılır.

15- Bazı çıbanları patlatmak , içindeki iltabı çekmek için üzerine soğan veya geniş yapraklı bitki(yörede Pelhaves denilen yaprak konur)

16- Armut ve elma ağaçları çok çiçek açarsa o yıl kar yağar.

17- Geceleri hava bulutlu olup içinde kırmızılık varsa yağış olmaz.

18- Bulutlar doğuya doğru kayarsa hava güneşli olur, Batıya kayarsa yağış olur.

19- Kuşlar sürü halinde ağaçların tepesine konarsa o yıl kışın erken geleceğine ve şiddetli geçeçeğine inanılır.

20- Geceleyin aynaya bakmak uğursuzluk getirir.

21- Akşamları evi süpürmek bereket kaçırır.

22- Yolculuk yapanların arkasına su dökülür.

23- Arının soktuğu yere çamur sürülür,Sıcak taş ve demir bastırılır.

24- Gün batımından sonra tırnak kesmek uğursuzluk getirir.

EDEBİYAT

ATASÖZLERİ VE DEYİMLER

Bingöl ili ve yöresinde halkın kullandığı Atasözleri ve Deyimler

1- Adı çıkacağına canı çıksın

2- Ağa malı deniz yemiyen domuz

3- Ağaca çıkan keçinin dama çıkan oğlağı olur

4- Açtı ağzını yumdu gözünü

5- Ağzından bal akıyor

6- Ak ile kara dere kenarında belli olur

7- Akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekme

8- Allah dağına göre kar yağdırır

9- Almadan vermek Allah'a mahsustur

10-Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al

11-Aslı neyse nesli odur-Aslına çekmeyen haramzadedir.

12-Ateş ile barut bir arada olmaz

13-Attan indi eşeğe bindi

14-Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var

15-Bakmakla öğrenilseydi, kediler kasap olurdu

16-Beş parmağın beşi de bir değil

17-Bin dinle, bir söyle

18-Bir ayağı çukurda-Büyük lokma çukurda kalır

19-Çalışmak ibadetin yarısıdır

20-Çoban ne yesinki köpeğine yedirsin

21-Davulun sesi uzaktan hoş gelir

22-Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer

23-El atına binen yaya kalır

24-Elin hamuru ile erkek işine karışma

25-Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur

26-Eşekler çalışır, atlar yer

27-Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır

28-Evin danası evin öküzünden korkmaz

29-Eyyam sana uymazsa sen eyyama uy

30-Garip kuşun yuvasını Allah yapar

MANİLER

Amca kızı damdadır
Beş parmağı kandadır
Gittim kanı silmeye
Baktım gönlü bendedir

Bingöl aşağı çarşı
Dükanlar karşı karşı
İçiyorsan zıkkımı
Kibriti cebinde taşı

Bingöl dört dağ içinde
Yanarım yağ içinde
Kim Bingöl’ü sorarsa
Birtanem var içinde

Mangal maşasız olmaz
Bingöl paşasız olmaz
Ankara’dan tel geldi
Kızlar kocasız olmaz

Karanfilin filizi
Kim bilir içimizi
Hafif bir rüzgar esti
Ayırdı ikimizi

Mani maniye geldim
Yoğurt yemeye geldim
Maksadım yoğurt değil
Yari görmeye geldim

Çitimi çit ederim
Ucunu fit ederim
Senin gibi oğlanı
Kapıma it ederim

Yarimin adı Ahmet
Setresi emanet
Emanetse emanet
Yine gönlümde Ahmet

Buradan baş aşağı
Belinde şal kuşağı
Hergün gel buradan savuş
Çatlasın el uşağı
Esmer bugün ağlamış
Yüreğimi dağlamış
Siyah kaşı üstüne
Beyaz puşu bağlamış

Esmerim biçim biçim
Ölürüm esmer için
Dünya bana düşmandır
Esmer sevdiğim için

Şu derenin geveni
Geven sarmış bedeni
Paşadan emir gelmiş
Seven alsın seveni

Bingöl’de çalışırım
Ustama danışırım
Dün gece rüya gördüm
O yarla konuşurum

Çaçan keşişin kızı
Yanında var baldızı
Gelin gençler yağma var
Kaçıralım bu kızı

Sıgaramı yandırdım
Pencereye kondurdum
Anne gözlerin aydın
Ben bir subay kandırdım

Şu dere buz bağlamış
Dibi nergiz bağlamış
Baba beni evlendir
Bingöl’de kız kalmamış

Susadım su içmeye
Bana çeşme gösterin
Çeşme beni kandırmaz
Al yanaktan isterim

Dam üstünde damımız
Yüksektir ayvanımız
Bize bir gelin gelmiş
Çatlasın düşmanımız

 

ŞİİRLER

 

BİNGÖL ÇOBANLARI


Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların ..
Bu tenha derelerin,Bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurur destimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.

Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz daüssılayı.
Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı!

Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda;
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam,
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
Suna’mın başka köye gelin gittiği akşam.
Gün biter, sürü yatar sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla..
Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al
Diye hıçkırır kaval;

Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin başkalarına boyun.
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı;
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün geçen kervanları an..
Mademki kara bahtın adını koydu çoban!

Nasıl yaşadığımdan ne içip yediğimden,
Çıngırak seslerinin dağlara değdiğinden
Anlattı uzun uzun…

Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla..
Karıştım ogün bugün, bu zavallı çobanla,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl Çobanlarına.
 

Kemalettin Kamil KAMU
 


BİNGÖL DEPREMİ

  
1 Mayıs 2003 sabaha doğru
Büyük bir patlamayla herkes doğruldu
Ama kimse yerinden kalkamadı
Çünkü bu çok büyük bir belaydı
 
Durunca büyük zelzele
Herkes dışarıya çktı acele
Kimi yalın ayak kimi üstsüz
Kimi kaldırımda yatıyordu teryüz
 
Herkes ilgileniyordu dost ve çocuklarıyla
Sonra akrabalarına koşuyordu canhavlıyla
İnsanla dolmuştu tüm cadde ve sokak
En yakın bile olmuştu ırak
 
                      Kulağı delercesine bağrışmalar çağrışmalar oluyordu
      Bu çığlıklardan sanki göğün kapağı kalkıyordu
Araba sesi, insan sesi ve toz duman
Duyulan bütün seslerde istenilen şey aman
 
Gün ağarıp insanlar kendilerine biraz gelince
Sağa sola koşuştular, ama; hareketleri delice
Zira insanlar depremden etkilenip sersemleşmişlerdi
Bütün güçlerini ve dirayetlerini kaybetmişlerdi
 
           Herkes kendisi ve çocukları için kababilecek yerler aradı
Sonra da kendini akrabalarının, komşularının yardıma adadı
Gördü ki, Bingöl’ün yarısı harap
Yardım etmek isteyenlerin hepsi de bitap
 
Kiminin annesi, kiminin kardeşi enkaz altında
Kimileri de deliye dönmüş yatıyor sağda solda
Kimi anne, kimi kardeş, kimi oğul diye bağırır
Ne yapılacağı bilinmez sadece Allah çağrılır
 
Çünkü insanlar üzerinde dağ kadar betonlar
Kimsenin gücü yetmiyor ki tutup kaldırsınlar
  Kurtarma ekipi, çalışma makinaları gelinceye kadar
Enkaz altındakilerin çoğu canlarından oldular
 
Her ceset çıkışında yankılanıyordu ayyuka
Sanki kıyamatin kopuşu için son dakika
Koca bir şehir topyekün ağlıyordu
Ya Rabb, böyle bir müsibeti tekrar gösterme diyordu
 
Hastaneler yaralı ve cestlerle dolmuştu
Herkesin siması normalinden bin kez daha solmuştu
Kimileri yakırışta, kimileri var gücüyle bağırıyordu
Her taraf bir timarhane ortamını andırıyordu
 
Cesetleri yıkayıp defnetmek kolay değildi
Hoca bile; kefeni unuttum dese yeriydi
Bu küçük kıyamat provası
İsyanla karşılanırdı olmasaydı Allah yasası
 
Ya Rabb bu tür müsibetlerle bizleri imtihan etme
Neslimizin soyunu bu şekilde tüketme.
 
Sabri BAZANCİR
Eğitim Müfettişi

01.12.2003
 
 

BİNGÖL İNSANI

İlk gözlerini açmış bu topraklarda,
Birlikte yaşamaya başlamış yeşil yapraklarla,
İlk terbiyesini almış Osman Dede’ den,
Büyük annesi edeplendirmiş anlattığı ninilerden,
 
Zamanla pişmiş büyük ailesi içinde,
Aklını çelen olmamış, daima kalmış zinde,
Kurnazlığı tilkiden öğrenmiş dağda gezerken,
Mutiliği de öğrenmiş koyun güderken,
 
Gün gelmiş köyü orman köyü seçilmiş,
Köylülere de “Bu köyde hayvan besleyemezsiniz” denilmiş,
Böylece zorunlu olarak göç etmiş şehir’ e,
İhtiyar dedesi ile ninesinden başka bir şeyi kalmamış geride,
 
Gelip yerleşmiş Çapakçur deresine,
Okula gitmek istediğini söylemiş annesine,
Annesi ile babası anlaşarak göndermişler mektebe,
Daha iyi yetişmesi için de bırakmışlar katibe,
 
Katip kendisine şehirdeki kültürü aşılamış,
Müspet ilimleri de yavaş yavaş okulda almış,
Böylece hem bedenen hem de ruhen olgunluğa erişmiş.
Kıskançlığın, hasımlığın, bencilliğin üstüne çıkabilmiş.
 
İşte bütün insani yönlerini böylece tamamlamış,
Vücut uzuvları üzerindeki kontrolü de sağlamış,
Artık kendisinden sudur edemez olmuş kötülük,
Hayır işlerinde kullanmak için göremez olmuş mal mülk.
 
Kalbindeki tüm hayırlar çiçek gibi açılmış,
Bütün kötülüklerin üzerini de set gibi kapatmış,
Bu güzel ve iyi şeylerin kazanımı için gösterilen dirayet,
Bu bölgede yaşayan tüm insanlara etmiş sirayet.
 
Yunus’ un, Mevlana’ nın sevgisi burada da kendini göstermiş,
Buraya uğrayan yabancıların hepsi bunu hissetmiş,
Onun için burada daima yabancı haklıdır.
Her çeşit dokunulmazlığı da aynen saklıdır.
 
Buradaki halk kime bağrını açarsa,
Siper eder kendini, yedirmez onu kurda kuşa,
Çünkü onun için misafir Allah’ tan emanettir,
O’ na kötülük şöyle dursun, düşünülmesi dahi hıyanettir.
 
 Gelir kaynaklarının başında hayvancılık gelir,
Bu mesleği de en iyi Karlıova’ lılar bilir,
Köylülerin yüzde doksanı burada rencber,
Maişetleri için bütün aile fertleri olur seferber,
 
Büyük-küçük birbirlerine karşı etmezler kusur,
Küçükler büyüklerine karşı saygıdan el pençe durur.
Burada insanlar birbirlerine kendir ipi ile bağlı,
Herkeste bir sevgi, herkes birbirine sevdalı,
 
Bu topraklarda mayasını bulmuş mertlik,
Buradaki insanlarla yoğrulmuş cömertlik,
Kanaatkardır insanları bulmasalar da metelik,
Buradaki insanlara işlememiş, işleyemez nicelik.
 
Bu topraklarda yaşayan insanlar herkese kucak açar,
Bir daha bırakmamak üzere bağrına basar,
Küçükleri korurken, yaşlıları da en az babaları kadar sayar,
İşte BİNGÖL’ lüler analarından bu duygularla doğar.
12/11/2000
Sabri BAZENCİR
İlköğretim Müfettişi

 

 

TARİHİ ESERLER

Kaleönü Kalesi

Bu kale, Bingöl Merkez Kaleönü Mahallesinde bulunmaktadır. Urartular zamanında konaklama amacıyla yapılmıştır. Kale yüksekçe bir toprak yığını durumundadır. Bu toprak yığını altında kale kalıntıları olduğu söylenmektedir.

Kiğı Camii

Kiğı Camii ilçenin en eski eserlerindendir. Minarenin üstünde Arap harfleriyle yazılı bir yazıdan; bu eserin, Bayındırlı Pir Ali Bey Bin İbrahim Bey tarafrından Hicri 700 tarihinde inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Ayrı bir kayıtta ise, bilahare yıkılan minarenin, Hacı Hasan tarafından tamir ettirildiği ve Pir Ali Bey oğlu Pilten Bey tarafından da caminin onarıldığı yazılmaktadır. Akkoyunlular devrine isabet eden bu tarihlerden de anlaşılacağı gibi Kiğı'nın bir Akkoyunlu şehri olduğu meydana çıkmaktadır.

Cami tek minareli ve tek şerefelidir. Avlusunda Kiğı eşrafından Hacı Mehmet Efendi'nin (Zermek Şehzadelerinden) kabri bulunmaktadır. Bu zat ilmi ve üstün zekası ve silahşörlüğü ile de meşhurdur.

Kiğı Kalesi

İlçe merkezinin güneydoğusunda yer alan Kiğı Kalesi,çok sağlam bir yapıya sahiptir. Etrafı sarp kayalıklarla kaplıdır. Kale içinde bina harabeleri bulunmaktadır. Erzincan tarihinde bu kalenin Acemlerin akınına maruz kaldığı rivayet olunmaktadır. Kale'ye giren İranlıların halka büyük işkence yaptıkları, evleri yakıp yıktıkları, erkeklerin çoğunu öldürdüklerinden ve kadınlara kötü davrandıklarından bahsedilmektedir. Burayı terketmeye mecbur kalan ahalinin Kiğı'ya gelip Kaleli mahallesinde yerleştikleri ve bu mahallenin bu yüzden "Kaleli" adını aldığı tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır.

Kale içindeki harebelerde zamanında yapılan kazılarda çeşitli ev ve süs eşyalarına rastlandığı söylenmektedir. Kale'nin Peri Suyu'na bakan yamaçları çok dik olduğundan bu yönden Kale'ye çıkmak oldukça güçtür. Kale'ye dar bir yol ile gidilmektedir. Kale etrafındaki düzlüklerde halen ziraat yapılmaktadır.

Acemler'den önce İslamlar devrinde Hazreti Ömerül Faruk zamanında ehli islam eline geçen Kiğı, Müslümanlardan önce Roma hakimiyetinde bulunuyordu. Ebu Übeyde'nin Başkumandanlığı zamanında Halit Bin Velit, Kiğı Kalesi'ni Roma Hanedanından Kiğa'nın oğlu Talon'dan teslim almıştır.

Kral Kızı Kalesi

Genç İlçe merkezinden 2 km. Uzaklıktadır. Bir tepenin üzerinde bulunan Kale'nin ancak yıkıntılarına ve kalıntılarına rastlanabilmektedir. Kale'nin asıl adı Darahini'dir. Dara'nın çeşmesi demektir. Genç ilçesi eski adını bu kaleden almıştır. Kale hakkında kesin bilgiler yoktur. Bir söylentiye göre, Pers Kralı Dara, Genç'te uzun yıllar kalmış ve bu Kale'yi kızı için yaptırmıştır. Bugün mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Kuba Kalıntıları

Genç ilçesine bağlı Sürekli Köyü sınırları içinde bulunan ve Çaytepe Kasabası yolunun sağında ve solunda olmak üzere iki ayrı yapı bulunmaktadır. Kümbet içinde olan bu yapıların yakınında duvar kalıntıları bulunmaktadır. Bunların Akkoyunlular'dan, Uzun Hasan döneminde kalma olduğu sanılmaktadır.

Ayrıca Harebe Köyü Yeraltı Şehri (Külliyesi) ve Solhan ilçesi Cankurtaran Tepesi sit alanı kalıntıları vardır.

Zulümtepe Harabeleri

1985 yılında Doç.Dr.Veli SEVİN tarafından yapılan arkeolojik yüzey araştırması neticesinde Kale'nin Urartulara ait olduğu, ayrıca buradan geçen antik bir yolun varlığı tespit edilmiştir.

Bingöl İl Merkezinden 26 km. Mesafede Bingöl-Muş Devlet Karayolu üzerinde Çavuşlar Köyü'nün Zulumtepe Mevkiinde bulunmaktadır.


YÖRESEL EL SANATLARI

Halı

Genellikle ilkel tezgahlarda dokunmaktadır. İlkel metodlarla yapılan halıların tezgahı , önce karşılıklı dört adet kazık çakılır. Kazıklar sabit olup halının uzunluğuna ve enine göre ayarlanarak çakılır. Kazıkların arka tarafına birer ağaç yerleştirilir. Daha sonra halının başlama kısmına kasnak yerleştirilir. Dokuma işinde ilmekler atılır, ilmek uzunluğu kadar kesildikten sonra kerkitle sıkıştırılır. Halı makas ile kesilir. Tezgahta tek kişi çalışır.

Kilim

Tezgahın kuruluşu ilkel halı tezgahının aynısıdır. Kilim dokumada halıdan farklı olarak ilmekler atılmayıp, çözgü iplerinin arasından masura geçirilir ve kerkitle sıkıştırılır.

Palas

Palas keçi kılından oluşan iple yapılır.Tezgahı kilim tezgahının aynısı olup fazla desen işlerine yer verilmez. Daha çok simetrik ve geometrik desenler kullanılır.

Heybe

Kolayca eşya ve yük taşımak için birbirine yapışık iki torbadan ibarettir.Genellikle heybe omuzda, at ve diğer yük hayvanlarında yük taşıma aracı olarak kullanılmaktadır.

Keçe

Diktörtgen biçiminde dikilip soğuk günlerde çobanlara giydirilir.

Çorap ve Eldiven

Çorap yapımına üç şişle başlanır. Çorabın yapılışı tahminen dört santime ulaştığı zaman şiş sayısı beşe çıkarılır. Çoraplar beyaz düz ve desenli olarak örülür.

 

 

                                              YÖRESEL YEMEKLER

Yöre ürünlerine dayanan Bingöl mutfağında yemeklerin çoğu bulgur, ayran, süt, et, çökelek ve yenilebilir bitkilerden yapılmaktadır. Çorba, bulgur pilavı ve daha ziyade hamura dayalı olarak yapılan gömme, sirın, tutmaç, keşkek gibi yemekler en çok yapılan yemek türlerindendir. Halkın büyük bir kısmı kırsal kesimde yaşadığı için tarımsal ürünlerden ve ona bağlı olarak hayvansal ürünlerden istifade ederek beslenme ihtiyacını karşılamaktadır. Bunların dışında sebzeli yemekler, tatlılar, turşular ve kahvaltılık ürünlerde yöre mutfağına zenginlin ve çeşitlilik katan diğer besin maddeleridir.

Pek çok yörede olduğu gibi Bingöl yöresinde de yaz ve kış mevsiminde yenilen yemekler farklılık göstermektedir. Yazları sebzeli; kışları ise etli ve kurutulmuş sebzelerden yapılan yemekler ile hamur işi yemekler rağbet görmektedir. Yine yemekler sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde de farklılık arzederler. Şehir merkezinde kahvaltıda çay, süt, çökelek, peynir, tereyağı, zeytin ve benzeri yenildiği gibi mercimek ve ezo gelin, yayla çorbalarına da rağbet edilmektedir. Öğle ve akşam yemekleri de daha ziyade bulgurlu, hamurlu, etli ve sebzeli yemeklerdir. Özellikle akşam yemekleri erkeklerin eve geldiği en kalabalık öğün olduğu için günün en iyi hazırlanan yemekleridir. Ayrıca bazı özel günlerde ve durumlarda (bayram, mevlüt, taziye, ramazan ayı orucu) yemekler daha özene bezene yapılır. Diğer yörelerde olduğu gibi en seçkin ve en leziz yemek pişirilir. Etli, sebzeli yemekler, çorbalar, turşular, içecekler ve tatlılar hazırlanır.

Yöre mutfağında dikkati çeken bir başka özellikte pişirilen ekmeklerdir. Fabrika ekmeğinin yanında halk mümkün mertebe yörede tandır veya sacda pişirilen ekmeğe yönelmektedir. Birçok aile kendi yaptıkları ekmeği tüketmektedirler. Bu hususa şehir merkezlerinde de rastlamak mümkündür. Bingöl ve köylerinde ekmek ağırlıklı olarak buğday unundan yapıldığı gibi mısır ve darı unundan da yapılmaktadır. Köylerde halkın “ nun kuryek “ tabir ettiği ekmek ayrı bir tada sahip olup çevrede çok sevilen bir ekmek çeşididir. Bingöl yemekleri çorbalar, pilavlar, sebzeli ve yenilebilir bitkilerden yapılan yemekler hamura dayalı yemeklerdir. Salatalar, tatlılar ve turşular gibi çok yönlü bir çeşitliliğe sahiptir. Tatlılar arasında Bingöl burma kadayıfı ve diğer kadayıf çeşitleri meşhur olup ayrı bir lezzete sahiptir.

Köfteler: İçli köfte, sulu köfte, yoğurtlu köfte, kuru köfte, kabak köftesi, yumurtalı köfte, ayranlı köfte, kızartma köfte, gıldırık köfte, çiğ köfte.

Turşular: Acı biber turşusu, lahana turşusu, domates turşusu, fasulye turşusu, patlıcan salamura, yaprak salamura, biber salamura...

Tatlılar : Burma kadayıf, silki baklava, aşure, zerde, sütlaç, revani, un helvası, dolanger...

Yukarıda adı geçen köfte, tatlı ve turşu çeşitlerinin çoğu Bingöl yemek kültürüne zaman içinde etkileşimler neticesinde girerek ona zenginlik katmıştır. Bunların yanında Bingöl’e mahsus olan onun yemek kültürünü başlıca mahalli yemekler şunlardır:

Löl (gömme), mastuva, ayran çorbası (germe dui), turakin (patıfe), tutmaç çorbası, kılç, lopık, maliyez, parmar (semiz otu), pılık.

Bu mahalli yemeklerin malzemesi ve yapılışına ayrıntılı olarak bakalım:

GÖMME : Malzemesi....: 1 Kğ. un, 1 kğ. ayran ve 1/2 kğ. tereyağı ve sarmısak. Yapılışı: Özellikle kış mevsiminde yapılan ilimize özgü bir yemek çeşididir. Kullanılan malzemeye göre bir kaç isim alır. Asıl gömme killi topraktan yapılmış özel bir ocakta pişirilmekle beraber bazan iki sac arasında pişirilir. Hazrılanan hamura (mayasız olacak, sadece un ve suyla yoğrulacaktır) ocağın büyüklüğüne göre kalın ve yuvarlar bir ekmek şekli verilir. Kızgın ocağın tabanı temizlendikten sonra ocağa konur. Üzerine sac kapatılır, ateşle örtülür ve pişirilmeye bırakılır. İyice pişirilen ekmek çıkarılır. Biraz soğutulur ve geniş bir kabın içine ufak ufak doğranır. Üzerine sarmısaklı ayran dökülür. Ayrıca bir tavada eritilen kızgın yağ dökülerek hoşafla birlikte servis yapılır...

AYRAN ÇORBASI : Malzemesi : 1 veya 2 kğ. ayran (yoğurt), 1 kaşık tuz, bir avuç un, 1 adet yumurta, 500 gr döğme ve bir avuç nohut... Yapılışı : Geniş bir tencerenin içine ayran boşaltılarak içine un, yumurta sarısı ilave edilip iyice karıştırılır. Normal bir ateşte tahta kaşıkla kaynayıncaya kadar karıştırılır. Ayran kaynara geldikten sonra nohut ilave edilir. Biraz sonra ateşten alınıp servis yapılır...

MASTUVA : Malzemesi : 2 kğ. ayran, 250 gr. pirinç, 125 gr. tereyağı... Yapılışı: Pirinç ayıklanıp yıkandıktan sonra geniş bir tencereye konur ve ayran ilave edilir. Karıştırılarak normal yanan ocağa konur. Ayranın çürümemesi için kaynayıncaya kadar tahta bir kaşıkla (kepçeyle) sürekli karıştırılır. Kaynadıktan sonra karıştırma işlemi bırakılarak katı hale gelene kadar pişirilir...

Tutmaç Çorbası

Malzemesi: 500 gr. Un, 1 kg.yoğurt, 2 baş sarımsak, 1 kaşık tereyağı, 200 gr.kavurma, yeteri kadar toz biber, nane ve tuz .

Yapılışı : Un biraz tuz ile yoğrulur. Hamur haline getirilip, yoğrulan hamur kağıt inceliğinde yufkalar haline getirilir. Temiz bir bez üzerinde tek tek istenilen büyüklükte kesilir. Önceden hazırlanmış yoğurda bir miktar su karıştırılıp hafif ateşte kaynayıncaya kadar karıştırılır. 5 dakika kaynadıktan sonra kesilmiş olan yufkalar ilave edilir. Bir miktar kavurma içine atılarak 15 dakika sonra ateşten indirilir. Tavada eritilen tereyağına isteğe göre acı biber, nane konarak ateşte kavrulur. Tabaklara konan çorbaya bu sos ilave edilererk servis yapılır.

Sorina Pel

Malzemesi : Yufka ekmek, yoğurt, Sarımsak, tuz ve Tereyağı.

Yapılışı : Pişirilip hazırlanan yufkalar 4-5 cm.dürülür. Dürülen yufkalar hamur tahtası üzerinde yine 4-5 cm. Aralıklarla kesilir. Kesilen parçalar dik gelecek şekilde yan yana sıkı sıkıya dizilir. Dövülen sarımsakla yoğurt katılarak sarımsaklı yoğurt yapılır. Dizilen ekmeğin üzerine dökülür. Daha sonra üzerine kızartılmış tereyağı ilave edilerek yemek servise hazır hale getirilir.

Keldoş

Malzemesi : Un, tuz, ılık su, ayran, tereyağı.

Yapılışı : Mayasız una ılık su katılarak iyice yoğrulur. Yoğrulan hamur orta büyüklükte bir tepsiye konarak el ile tepsinin içinde dağıtılarak düzeltilir. Yanan ocaktaki köz açılır, altındaki kül temizlenir, tepsideki hamur közün içinde açılan yere düzgün konularak üstü sac ile örtülür. Sacın üstüne köz ateş konur, iyice kızartıldıktan sonra ekmek çıkartılarak soğumaya bırakılır. Soğuyan ekmek ufak ufak bir kaba doğranır, daha önce hazırlanan sarımsaklı ayran ve tereyağı üzerine dökülerek servis yapılır.

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

İl Ekonomisi

                                                                     ARICILIK

Arıcılık üretme istasyonu, 10 Ekim 1978 tarihinde "Üretme istasyon Müdürlüğü" adıyla kurulmuştur.1980 yılına kadar arıcılık, yumurta tavukçuluğu ve tavşancılık faaliyetlerini sürdürmüştür. 1980 yılında arılı kovanların tamamı ağır kış şartları nedeniyle sünmüştür. Daha sonra tavşancılık faaliyetlerine de son verilmiştir. 1984 yılında tavukçuluk ünitesi de lağvedilmiştir. Hindicilik şubesi kurularak hindi palazı üretimine geçilmiştir. 1986 yılında Bakanlık İl Müdürlüğüne bağlı bir kuruluş haline getirilmiştir. Kuruluşun adı da "Arıcılık Üretme İstasyonu Müdürlüğü" olarak değiştirilmiş ve halen arıcılık ve hindicilik faaliyetlerine devam etmektedir.

 


HAYVANCILIK

Büyük ve Küçükbaş Hayvan Varlığı

Bingöl İlimizin yüzölçümünün yüzde 53'ü çayır ve mera alanıdır. Bu özelliği ile ilimiz hayvancılığa son derece elverişli bir durumdadır. Son yıllarda bölge koşullarına bağlı olarak hayvancılık gerilemiştir. Ancak terör olaylarının son bulmasıyla hayvancılık sektöründe yeniden bir canlılık görülmeye başlamıştır.

2000 yılı itibariyle mevcut 160 yaylamızdan 112 tanesi kullanıma açılmıştır. Bu sayı itibariyle yüzde 70, alan itibariyle de yüzde 86 oranına tekabül etmektedir.

Özellikle yazın Erzurum ve Karlıova yaylalarında otlatılan sürüler, kışa doğru Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi Güney illerimize götürülmektedir. İlkbahar mevsiminde ise bu akış tersine dönmektedir.

Yıllar itibariyle ilimizin hayvan varlığı

Koyun Türü Sayısı
1990 1995 2000
Koyun 712 841 618 692 590 020
Kıl Keçisi 403 278 186 624 172 525
Sığır (Kültür) 361 1 938 3 118
Sığır (Yerli) 119 502 107 814 34 298
Sığır (Melez) 6 529 7 445 30 367
Manda 1 874 1 456 1 288
At 2 953 3 708 3 303
Katır 1 813 2 055 687
Eşek 12 957 11 273 5 524
Yumurta Tavuğu 161 236 182 378 62 443
Et Tavuğu 31 500 3 722 700
Hindi 31 845 47 470 23 350
Ördek 3 115 4 185 4 770
Kaz 7 610 7 705 6 950

 

 

MADENCİLİK

Yeraltı kaynakları açısından zengin bir il olarak ifade edilmeyen Bingöl ilindeki önemli sayılabilecek maden rezervleri, Genç ilçesindeki demir ve Karlıova ilçesindeki linyit yataklarıdır.

Genç ilçesi, Avnik sahasında demir madeni ile ilgili etütlere 1935 yılında başlanılmış olup, 1975 yılından sonra da yoğunlaştırılmıştır

Genç İlçesi Demir Yataklarının Dağılımı ve Niteliği

Köy ve Mevkii Tenör ve Kalite (%) Rezerv (ton) Diğer Bilgiler
Hamek-Büklüm-Tirbit Tepe 9.65 Fe 98 053 000 Potansiyel
Avnik Heyalandere Mevkii 34 Fe 3 285 000 Potansiyel
Avnik Gonaç Tepe 40.56 Fe 1 302 000 Potansiyel
Avnik Kelme Tepe 14.64 Fe 6 372 000 Potansiyel
Avnik Kelme Tepe 14.64 Fe 6 372 000 Potansiyel
Avnik Kılhas Tepe 15.40 Fe 1 032 000 Potansiyel
Avnik Köyü Koşal 37.31 Fe 24 872 000 Potansiyel

Yapılan çalışmaların neticesinde, sahalarda demir ve fosfatın birlikte işletilmesi halinde ekonomik olabileceği sonucuna varılmıştır.

Karlıova İlçesi, Derinçay ve Devecik Köyü civarındaki linyit sahalarında yapılan etütlerde, hem açık, hem de kapalı işletme ile alınabilecek kömür linyit rezervi tesbit edilmiştir.Bu etütlerin sonuçları tablo-51'de özetlenmiştir.

Tablo-51 :Karlıova Linyit Sahalarının Rezerv Durumu

Köy ve Mevkii Tenör ve Kalite (%) Rezerv (ton) Diğer Bilgiler
Halifan (Derinçay)
Kürük (Devecik)
43.00 su
24.63 kal
0.57 s
Isı değeri: 1663 Kcal/kg
74 935 000 Görünür
Halifan (Açık) 48.53 su
24.21 kül
0.39 s
Isı değeri: 1318 Kcal/kg
13 909 000 Görünü

Tablo-51'den görünür linyit rezervinin toplam 88 844 000 ton olduğu görülmektedir. Yapılan etütlerde bunun 56 545 000 tonu üretilebilir rezerv olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Kiğı İlçesi Kutluca Köyü civarında da linyit yataklarına rastlanmıştır.
 

                                                       ORMANCILIK

İklim ve arazi yapısı yönünden ormancılık için ideal bir yapıya sahip olan Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesinin orman alanı en zengin olan illerinden biridir. Ancak ormanların, uzun zamandan beri yakacak ihtiyacının giderilmesinde kullanılması ve hayvancılıkta yararlanılması, bozuk baltalık duruma gelmesi sonucunu doğurmuştur. Tablo-41'de İşletme Şefliklerine göre ildeki orman alanlarının dağılımı verilmektedir.

İşletme Şefliklerine göre İldeki Orman Alanları (ha.)

Orman İşletme Şefliği Ormanlık Alan Ormansız Alan Toplam
Merkez 43 138.5 93 387.5 136 526
Ilıca 38 323 156 662.5 203 985.5
Genç 46 046 104 079.5 150 125.5
Kiğı 70 917 142 840 213 757
Solhan 28 417.5 69 722.5 98 140
Toplam 226 842 575 692 802 534

 

 

ÖNEMLİ PROJELER

2.Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi

İlimizde çeşitli nedenlerle bügüne kadar 50 köy tamamen, 70 köy kısmen boşalmıştır. Boşalan mezra sayısı ise 344'tür. Toplam 5 088 hane ve 26 638 nüfus göç etmiştir. Geri dönüş için 96 köy, 127 mezra, 3 031 hane ve 17 112 nüfus müracaatta bulunmuştur. Bugüne kadar 22 köy ve 45 mezrada geri dönüş sağlanmıştır. Dönen hane sayısı 632, nüfus ise 4 078'dir.

Köye Dönüş ve Rehabilitasyon projesi kapsamında geri dönüş yapan vatandaşlarımıza 26 688 000 000 TL. tutarında inşaat malzemesi, koyun ve nakdi yardım yapılmıştır. Bu yardımlardan faydalanan köy sayısı 22, hane sayısı 412, nüfus ise 2 311'dir.

Ayrıca dönüş yapan vatandaşlarımızın köylerindeki başta yol, içmesuyu ve sanat yapıları olmak üzere Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi çerçevesinde altyapı çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda 12 000 ton çimento, 10 300 metre boru, 490 büz kullanılmıştır. Mevcut ödenekle öncelikle dönüş yapılan köylerin altyapı sorunlarının giderilmesi cihetine gidilmiştir. Bu kapsamda 121 milyar TL. harcama yapılmıştır. Köy yollarında 7 km tesviye, 37 km onarım, 33 km greyderli reglaj yapılmıştır. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından tüm yollar ulaşıma açılmış olup, bunların parasal değeri 557 milyar TL.'dir.Bu köylerde elektrik altyapısı için 35 milyar TL. bir harcama yapılmıştır.

 


TARIM


 

Toprak Yapısı ve Arazi Varlığı:
Bingöl İlinde genel olarak iki tip toprak görülmektedir. Meyilli - dalgalı ovalarda hakim olarak kahverengi ve kırmızı kahverengi topraklar görülür. Vadilerde alüviyal topraklar görülmekle beraber, bu topraklar organik maddece değişikliler göstermektedir, İlimiz genel olarak verimli topraklara sahiptir. Ancak uzun yıllar tek çeşit bitki yetiştirilmesi , gübre kullanmama gibi etkiler yüzünden, işlenen topraklarımızın büyük kısmı eski veriminden uzaklaşmıştır. Ancak son yıllarda teknik tarım faktörleri ve kimyasal gübre kullanma bilinç çiftçilere ulaştırıldığından , hızla olumsuz etkiler azalmaya başlamıştır.

İlimizde nadas alanlarını daraltma projesi uygulamasıyla buğdaygil-baklagil ekim nöbeti uygulanarak nadas alanlarında % 10 oranında bir daraltma sağlanmıştır. Ayrıca kimyasal gübre kullanma bilinciyle bu oran artarak devam edecektir.
Aşağıda Genel olarak Bingöl İli arazi varlığı alanı ve sahalara göre % dağılır gösterilmiştir;
Arazi Varlığı :


 
Arazi Varlığı Alan (ha) % Oran
Toplam Arazi Varlığı 825,3 100
Tarım Arazisi 59.140 7,17
Sulu -27.300 (3.31)
Susuz -31.840 (3.86)
Mera Alanı 414.407 50,21
Çayır Alanı 18.064 2,19
Orman Alanı 226.842 27,49
Ağaçlandırma Sahası 83.300 10,09
Diğer Yerler 23,547 2,85


Toplam arazi varlığı içinde 2.797 hektar dere yatağı, 5.252 hektar kayalık, 1.543 su yüzeyi, 1.155 hektar yerleşim yeri toplamları 23.547 hektar olarak diğer yerlerin içinde ifade edilmektedir.
İlimiz tarım arazisinin 27.300 hektarı Sulanabilmektedir. Bunun 8.000 hektarı D.S.İ' ince 9.300 hektarı Köy Hizmetleri tesisleri ile sulanmakta olup. 10.000 hektar kadar da halkın kendi imkanlarıyla yaptığı sulamalardır.
Bütün sulanabilir arazi, tarım arazisi varlığının % 46,16' sı dır. Önümüzdeki yıllarda sulanabilir arazi nispetinin % 20'lere kadar arttırılması için çeşitli projeler uygulanacaktır. Sulu ve kuru şartlarda tarla arazilerinin yüzde dağılımları şöyledir.

 

Sulu Şartlarda ;
% 30 Hububat,
% 20 Yem Bitkileri.
% 10 Yumrulu Bitkiler,
% 30 Sebze.
% 10 Çayırlar

Kuru Şartlarda ;
% 48 Hububat,
% 45 Baklagil.
% 7 Nadas alanıdır.



Son yıllarda yem bitkisi üretimini arttırmak için çiftçilerimize yönelik yayım çalışmaları arttırılmış, bu konuda kayda değer ilerlemeler sağlanmıştır. Bu çalışmalarda yonca ,korunga, fiğ gibi yem bitkilerinin dışında triticale ve silajlık mısır ekimi konusunda yayım ve demonstrasyon çalışmaları yapılmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Bu çalışmaların olumlu etkileri çiftçilerimize yansımış , çiftçilerimizin kendi istekleriyle silajlık mısır ekimi yapılmaya başlanmıştır.

Bu sevindirici gelişme karşısında çiftçilerimizin sürekli sıkıntı çektikleri kışlık yem ihtiyaçlarını bir ölçüde karşıladıkları görülmektedir. Bu gibi gelişmeler arazi kullanım profilini olumlu yönde değiştirmektedir. Yem bitkileri tarımı yapılan alanın büyüklüğü de, buna bağlı olarak artmaya devam edecektir.
Hububat tarımında yine Müdürlüğümüzce yapılan demonstrasyon çalışmaları sonucu yöreye uyum sağlayan, yüksek verimli sertifikalı tohumluk kullanımı yaygınlaşarak özellikle buğday ve arpa tarımında oldukça iyi sonuçlar alınmıştır. Bunun yanında kimyevi gübre kullanımı yaygınlaştırılmış, münavebeli ekim metotlarının kullanılmasıyla da nadas alanlarının daraldığı görülmüştür.Böylece arazi kullanım sınıflandırılmasında nadas alanı yüzdesi süratle düşecektir.

 


TİCARET

Bingöl İlinin Ticaretini; yağ, keçi kılı, ham deri, av derisi gibi hayvan ürünleri ile her cins hayvan alım ve satımı teşkil eder. Bunlardan başlıca ceviz, kitre ve çiriş de ticaret maddeleri arasında sayılabilir.

Bingöl'de her yıl koyun, keçi ve sığır gibi kasaplık hayvanlar Elazığ, Diyarbakır, Urfa ve Gaziantep gibi büyük merkezlere sürüler halinde gönderilir. Yapağı ve kıl genellikle kırkılmadan hayvanların üzerinde gönderilmekte ise de, bir kısmı da kırkılmış olarak sevk edilmektedir.Eskiden bu bölgelerden Suriye'ye de hayvan ihraç edilmekte idi. Piyasada Urfa yağı adıyla tanınan yağların önemli bir kısmı Bingöl ilinin muhtelif bölgelerinden elde edilen yağlardır. Bunlar eskiden Urfa'da toplatıldıktan sonra bu ad altında büyük merkezlerde biriktirilmekte idi. Bu iş ile meşgul olan tüccarlar asıl nefis yağların buralardan toplandığını öğrenmişlerdir. Büyük tüccarların adamları yayla ve köylere kadar giderek yağ toplayıp Elazığ ve diğer merkezlere sevk etmektedirler. Av ve hayvan derileri ile bal sevkiyatı daha çok Erzurum'a, kitre, çiriş gibi maddeler İstanbul'a, ceviz de bilhassa Elazığ'a gönderilir.

Dokumacılık ev kadınlarının özel olarak çalıştıkları ayrı bir iş kolu olmaktadır. Halkın yüzde 80'i kendi dokumalarını kullanmaktadır. Erkekler çuha kalınlığında kuzu yününden el tezgahlarında dokunarak meydana getirilen kumaşlardan yapılmış elbiseler giyerler, kadınlar ise kendileri için genellikle kahverenginde pamuklu bez dokurlar.

 Etrafındaki meşeliklerden şehrin odun ve kereste ihtiyacı karşılanmakta, un ise Bingöl suyunun akıntısından faydalanan değirmenlerde üretilmektedir.Şehrin kenarında her Cuma günü pazar kurulmakta, burada her çeşit maddenin alışverişi yapılmaktadır. Bilhassa Bingöl yağları pazarın en önde gelen bir maddesidir. Başta Elazığ olmak üzere Diyarbakır, Gaziantep, Urfa ve Adana'ya satılan hayvan ve hayvansal ürünler arasında Bingöl yağının ticari değeri çok yüksektir. Bingöl, yağını bu iller üzerinden İstanbul'a ve Ankara'ya göndermekte ve ihtiyacı olan maddeleri de buralardan almaktadır.


SANAYİ ALTYAPISI

Sanayinin yaygınlaştırılması ve oluşabilecek sanayi tesislerinin planlı bir yerleşme düzeni içersinde toplulaştırılması ve orta-büyük sanayinin tamir ve bakım yönünden sorunlarını gidermek, özel beceri isteyen bazı malların üretimini gerçekleştirmek, sanayi işletmelerine yan sanayi olarak yardımcı olmak, işlevlerini yerine getiren ve özellikle Sanayi alt yapısı açısından önem taşıyan Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Siteleri Bakımından Bingöl İli, henüz istenilen düzeyde değildir.

Bingöl il merkezinde 154 İşyeri kapasiteli bir Küçük Sanayi Sitesi faaliyettedir. Bu sitede; 12 hızarcı, 8 mobilyacı, 4 oto lastikçi, 4 akücü, 8 oto elektrik, 26 oto tamir, 5 tornacı, 36 marangoz, 10 oto döşeme, 10 oto boya, 5 oto kaporta, 20 kaynakçı, 6 sıcak demirci olmak üzere toplam 13 meslek gurubunda 154 işyeri mevcuttur. Sitede ayrıca 1 kahvehane, 3 demirci, 2 mobilyacı, 2 bakkal, 1 PTT merkezi, 2 nalbur, 7 oto malzeme satıcısı, 1 lokanta mevcut olup, toplam 700 kişi istihdam edilmektedir.

1990 yılında il merkezinde Organize Sanayi Bölgesinin kurulması kararlaştırılmıştır. Organize Sanayi Bölgesi, 1991 yılında yatırım programına alınmıştır. 1995 yılında etüt ve mühendislik hizmetleri ihale edilmiştir. İlgili firma tarafından etüt ve mühendislik hizmetlerine ilişkin proje hazırlanarak 1996 yılında müteşebbis teşekkül kuruluna teslim edilmiştir.

Organize Sanayi Bölgesinin altyapı inşaatı, 25 Mart 1997 tarihinde ihale edilmiştir. 30 Nisan 1997 tarihinde ilgili firmaya yer teslimi yapılmış ve söz konusu firma inşaata fiilen başlamıştır.
 


İMALAT SANAYİ

1975 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, imalat sanayi sektöründe istihdam edilen kişi sayısı 992'dir. Bu sayı, 1980 yılında 1 175'e ulaşmıştır. 1985 yılında 895'e inmiş, 1990 yılında 1936'ya yükselmiştir. 1990 yılında Türkiye'de imalat sanayi sektöründeki işgücü istihdam oranı yüzde 11.9,Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 3.49 iken, Bingöl'de çalışan nüfusun sadece yüzde 1.8'I istihdam edilmektedir.

İmalat sanayinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı ve gelişme hızı açısından bakıldığında durum yine bundan farklı değildir. 1997 yılında cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasılada imalat sanayi sektörünün payı Türkiye'de yüzde 21.6, gelişme hızı yüzde 99.1; Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 9.4; gelişme hızı yüzde 23.2 olurken, bu oranlar Bingöl'de sırasıyla yüzde 8.4 ve yüzde 5.3'tür.

1992 Genel Sanayi ve İşyerleri sayımı sonuçlarına göre Bingöl ilinde, imalat sanayi sektöründe 176 işyerinin faaliyet gösterdiği görülmektedir (Tablo-49).

İktisadi Faaliyet Kolu

1985

1992

Gıda, İçki ve Tütün Sanayi

   35

  22

Dokuma, Giyim Eşyası ve Deri Sanayii

   42

  31

Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi

   35

  74

Kağıt, Kağıt Ürünleri ve Basım Sanayii

     4

    4

Kimya, Petrol, Kömür, Kauçuk ve Plastik Ürünleri Sanayii

     2

    -

Taş ve Toprağa Dayalı Sanayii

     1

    1

Metal Eşya, Makina ve Techizat, Ulaşım Aracı, İlmi ve Mesleki Ölçme Aletleri Sanayii

   42

   44

Toplam

 163

 176

Kaynak : DİE, 1992 Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı Sonuçları

Bingöl'de imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren orta ve büyük ölçekli firma sayısı oldukça düşük düzeydedir. Mevcut önemli tesisler de kamunun öncülüğünde ve ortaklığı ile kurulmuştur.

Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöreler kapsamında yer alan Bingöl ilinde sanayi gelişmemiştir. Kalkınma planlarında yer alan ilkeler doğrultusunda yıllık programlar çerçevesinde getirilen teşvik araçları, Bingöl'ün sanayileşmesinde istenen ölçüde yarar sağlayamamıştır. İl'de mevcut tesisler genellikle kamu kuruluşlarının destek veya ortaklıklarıyla kurulmuştur. Bu tesisler de ya düşük kapasite ile çalışmakta yada çalışamaz durumdadır.

Yorum (2) Yorum yaz!

İşte Bingöl

                                                            AKARSULAR

İl sınırları içindeki uzunluğu bakımından en önemli akarsu peri suyudur. Toplam 258 Km. uzunluğa sahip peri suyu'nun il sınırları içersindeki uzunluğu ise 112 Km.dir. Güneydoğu yönünde akan Peri Suyu Kiğı sınırları içinde Çorik Dağından Fas deresini, daha güneyden Çobi Suyu ile Kalman Deresini alarak il sınırlarından çıkar. Tunceli il sınırları içinden geçerek Munzur suyu ile birleşir. Elazığda Yeşildere civarında Fırat nehri'ne karışır.

Murat nehri de ilin önemli akarsularından biridir. Van gölü'nün kuzeyindeki Aladağ'dan doğar.Muş ilçe merkezinde Kurt istasyonu yakınlarında Karasu ile birleşerek Bingöl - Muş - Diyarbakır il sınırlarının kavşak noktasının kuzeyinden Bingöl il sınırlarına girer. Bingöl il sınırları içinde çok sayıda dere ile birleşerek Genç ilçesine bağlı Doğanlı Köyünün kuzeyinden geçerek Elazığ İl sınırlarına girer. Bingöl ili içindeki toplam uzunluğu 96 km'dir

Murat nehri'nin bir kolu olan Göynük Suyu'nun başlangıç ve bitiş noktaları il sınırları içerisinde kalmaktadır. Bingöl dağlarının batı yamaçlarındaki Kargapazarı köyünden doğar, Çoriş dağlarından bazı dereleri alarak Ekinyolu Köyü yakınındaki Mendo Suyu ile birleşip, Genç ilçesi yakınlarında Murat Nehrine karışır.

 

 

COĞRAFİ YAPI

Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl ili, 38 27' ve 40°27'doğu boylamlarıyla, 41°20' ve 39°54' kuzey enlemleri arasında bulunmaktadır.

Bingöl, doğuda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ili ile komşudur.

Bingöl'ün ilçeler itibariyle yüzölçümü ve ilçe merkezlerinin deniz seviyesinden yükseklikleri Tablo-1'de görülmektedir.

Tablo-1'de görüldüğü üzere Bingöl'ün yüzölçümünün yüzde 22.82'si merkez ilçeye aittir. Merkez ilçeden sonra sırasıyla Genç, Karlıova ve Solhan gelmektedir. Rakımı en düşük ilçeler İl merkez ve Genç ilçe merkezidir.Rakımı en yüksek ilçe ise Karlıova'dır.

Tablo-1: İlçeler itibariyle yüzölçümü ve yükseklik
İlçenin Adı Yüzölçümü (KM2) Oran (%) Yükseklik (M)
Merkez 1790 21.69 1151
Adaklı 901 10.92 1500
Genç 1712 20.74 1125
Karlıova 1311 15.89 1940
Kiğı 368 4.45 1700
Solhan 1220 14.78 1395
Yayladere 429 5.20 1550
Yedisu 522 6.32 1500
Toplam 8.253 100  
Kaynak: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü

İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır.

Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.

İKLİM:

Kuzeyden sokulan nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak,kışları soğuk geçmektedir.Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Bingöl’de yıllık ortalama sıcaklık 12.1 derecedir. Yıllık yağış tutarı 873.7 mm. kadar olup, kar yağışlı gün sayısı 24.5 gün, donlu gün sayısı ise 94.1 gün kadardır.

 


DAĞLAR

Bingöl arazisi çok dağlıktır. Yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur.Dağlar üzerindeki yaylalar ve düzlüklerin yükseklikleri 2000 metreden aşağı düşmez. Ova niteliğindeki yerler bile 1000 metrenin üzerinde bulunmaktadır. Bingöl ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların yüksek kısımlarını doruklar, buzul gölleri; etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar. Dağlar genellikle seyrek ormanlık olup, güney bölümlerinin bazı kısımları çıplaktır. Meşe ormanları dağların 1800 metreden aşağı kısımlarında görülür.

Volkanik sahaların en çok rastlandığı yer Göynük suyu ile Peri Suyu arasındaki bölgedir. Volkanik olan bu bölge çukurluk ve yükseltileriyle dağların genel durumunu bozacak niteliktedir. Ayrıca buradaki dağların bünyesinde kısmen bazalt türünden akıcı,kısmen andezit tipinde kıvamlı lavlar büyük yer tutar. Üçüncü zaman sonlarındaki tektonik olaylar neticesinde kırılmalardan sonra yeryüzüne çıkan lavlar bir örtü gibi etrafa yayılmıştır. Bu arada bazı kırılmalar sonucunda bu örtünün bazı kütleleri çökmüş, bazıları ise yükselmiştir. Bingöl iline adını veren Bingöl Dağları bu zamanda oluşmuştur.

Başlıca Dağ ve Tepeler

Dağın Adı Yüksekliği (M) Dağın Adı Yüksekliği (M)
Bingöl Dağı 3250 Karaömer Dağı 2477
Çötele Dağları 2940 Gerdilek Dağları 2350
Şeytan Dağı 2906 Kuruca Dağı 2260
Çavreş Dağı 2793 Haküstü Dağı 2250
Elbeyi Dağı 2653 Gökdere Dağı 2160
Şerafettin Dağı 2544 Çiriş Dağı 2150
Kaynak: Bingöl İl Envanteri,Bingöl İl Yıllıkları

 

JEOLOJİK YAPI

Bingöl ili'nin en eski jeolojik oluşukları, güneyde yer alan paleozoik (I. Zaman) yaşlı başkalaşım kütleleridir. Çoğunlukla mikaşist ve gnayslardan oluşan bu kütleler kırılarak daha güneyde görülen Tersiyer (III. Zaman) oluşuklarını örtmüştür. Özellikle Genç ilçesi yakınında başkalaşım kütleleri yer yer aswit karakterli mağmatik kütlelerle kesilmiştir. Çoğunlukla düzensiz bir yayılım gösteren bu mağmatik kütleler ilin güneyinde görülür.

Bingöl ilinin büyük bir bölümü ise bazaltlar (mağmatik kütle) ile kaplıdır. İlin kuzeydoğusuna doğru, Karlıova yöresinde bazaltların yerini, yine bir mağmatik kütle olan andezitler almaktadır. Yer yer Neojen (III. Zamanın son sistemi) yaşlı sedimanter kütleler bu volkanik kütlelerin üzerini örtmüştür. Bu durum özellikle Solhan ve Göynük çevresinde görülmektedir.

Kuaterner (IV. Zaman) yaşlı alüvyonlar Murat ırmağı vadisi boyunca görülür. Bu tortullar Bingöl ve Genç havzaları tabanında yaygındır. Havzaların yakın çevresinde, daha derinde bulunan eski alüvyonların üzerinde, bir örtü biçiminde yeni alüvyonlar görülmektedir. İl ve çevresinde Alpin tektoniğinin (yer içi güçler nedeniyle ortaya çıkan olaylar) özellikleri görülmektedir.

Bingöl,birinci derece deprem kuşağında yer almaktadır.Bugüne kadar yörede ,tüm ili kapsayan ve Türkiye'nin başlıca fay kuşaklarından biri olan Doğu Anadolu Fayı'nın neden olduğu şiddetli depremler olmuştur.Bunun en önemlisi 22 Mayıs 1971 de meydana gelen ve 906 kişinin ölümüne yol açan Bingöl Depremi'dir. Ayrıca Karlıova ilçesinden Kuzey Anadolu Fay Hattı da geçmektedir

 

 

ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME

1.Ulaştırma

Bingöl, Doğu Anadolu'nun Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. İl'in dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip oluşu, ulaşım imkanları olumsuz yönde etkilenmektedir. Özellikle kış aylarında ulaşımın daha da zorlaştığı görülmektedir. Havaalanının henüz inşaat halinde olduğu ilde ulaşım, kara ve demiryolu ile yapılmaktadır.

A.Karayolu Ulaşımı

Ulaşım, insanların ve eşyanın yer değiştirme faaliyeti olarak tanımlandığına göre, belli bir idari ve coğrafi birimin gelişmesinde sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan karayolu ulaşımı büyük önem arz eder. Ancak Bingöl ilimizin karayolu ulaşım imkanlarının yeterli olduğunu söylemek oldukça güçtür. Bingöl karayolu ulaşım imkanları bakımından bölgenin en yetersiz illerinden biridir.

Karayolları 8. Bölge Müdürlüğüne (Elazığ) bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Karayolları 84 Şube Şefliğimizin hizmet alanı içinde bir idare binası 18 yatak kapasiteli misafirhane, 6 lojman, araç parkı için bir sundurma ile akaryakıt-yağlama ve yıkama binaları bulunmaktadır. Ayrıca bir asfalt plenti tesisi ile 5 adet bakımevi mevcuttur.

Bingöl ilimizin karayolu ulaşımını Devlet yolları, il yolları ve köyyolları olmak üzere üç başlık altında incelemek lazımdır.

1.Devlet Yolları

Bingöl ilinde Devlet karayolları 227 km.dir. Bu 227 km.lik Devlet Karayolları ağı iki ana arterden diğer illere geçiş imkanı vermektedir. Bu ana arterlerden biri batıdan Malatya ve Elazığ'dan gelerek Bingöl'e ulaşan Devlet yoludur. Bu yol, Bingöl'den doğuya doğru uzanır ve doğudan Van Gölü'nün güney kıyılarını izleyerek İran'a ulaşır. Bingöl'den geçen en önemli Devlet yolu budur. Bu yol, Solhan ilçe merkezinden de geçmektedir. Bu yolun il sınırları içindeki uzunluğu 92 km'dir. İkinci ana arter, Erzurum-Bingöl-Diyarbakır Devlet karayoludur. Bu yol, Bingöl için özel bir önem taşımaktadır. Merkez ilçeden başka Genç ve Karlıova ilçeleri de bu yolun üzerindedir. Bu yolun il sınırları içindeki uzunluğu 135 km.'dir.

Bingöl ilimiz sınırları içinde kalan Devlet karayollarının tümü asfalttır. Ancak standartları düşüktür. Günümüz trafik yükünü taşıyamaz durumdadır. Yolların bir kısmının Banketsiz ve bariyersiz olması, kışın ağır tonajlı araçlar için tırmanma şeridinin bulunmaması ve keskin virajların mevcut olması nedeniyle güvenli trafik akışının sağlanmasında güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

1.İl Yolları

İl yollarının uzunluğu 423 km.dir. Bunun 232 km.si asfalt, 155 km.si stablize, 36 km.si ise toprak yoldur. İl yollarının cinslerine ve uzunluklarına ait bilgiler Tablo-59'da verilmiştir.

Tablo-59 : İl Yollarının Mevcut Durumu

İl Yolunun Adı

Toplam Uzunluğu (KM) Asfalt (KM) Stabilize (KM) Toprak Yol (KM)
  Çatak-Erzurum İl Sınırları (Tekman Yolu) 11 - 11 -
  (Karlıova-Bingöl) Ayr.-Göynük 3 3 - -
  (Çatak-Karlıova) Ayr.-Çaylar (Varto Yolu) 11 7 - 4
  (Bingöl-Solhan)Ayr.-Yenibaşak 24 24 - -
  Genç-Yenisu 45 26 19 -
  Ayr.-Servi 33 33 - -
  (Bingöl-Genç)Ayr.-Yamaç 9 9 - -
  (Elazığ-Bingöl)Ayr.-Kartal-Sancak(ÇanKiğı
  Ayr.- 
57 33 24 -
  (Çan-Kiğı) Ayr.-Adaklı 14 14 - -
  (Çan-Yedisu) Ayr.-Kiğı 5 5 - -
  Ayr.-Yayladere 17 17 - -
  Elazığ İl Sınırları (Çan-Yedisu 88 34 54 -
  (Kiğı-Karakoçan)(12-79)İ.YLA.(Bingöl-Elazığ İl Sın. 35 - 35 -
  (Elazığ-Bingöl) Ayr.Yolçatı-Sancak 27 27 - -
  Çatak-Yedisu 44 - 12 32
  Toplam 423 232 155 36
Kaynak: Karayolları 8.Bölge Müdürlüğü

Tablo-59 incelendiğinde, İl yollarının yüzde 55'inin asfalt, yüzde 37'sinin stabilize yüzde 8'inin toprak yol olduğu görülecektir. Toprak yol oranı en yüksek olan yol, Çatak-Yedisu yoludur. Toplam uzunluğu 44 km. olan bu yolun 12 km.si stabilize geriye kalan 32 km.si ise toprak yoldur.

3.Köy Yolları

Bingöl ilinde, köyaltı yerleşim birimlerinin çok ve arazisinin engebeli, kış şartlarının ağır olması nedeniyle, kırsal kesimde yaşayan insanlara ulaşım hizmetinin götürülmesiyle zorlanmalar kendini göstermektedir.

Köyyollarının toplam uzunluğu 3 410 km.dir. bu yol ağının 219 km.si asfalt 741 km.si stabilize, 1609 km.si tesviye, 841 km.si ise ham yoldur. Kırsal yerleşim yerlerinin yol durumu Tablo-60'da verilmiştir.

Tablo-59 : İl Yollarının Mevcut Durumu

Yolun Cinsi Köy Ünite Toplam Km Oran
Asfalt 44 22 66 219 6.42
Stabilize 98 61 159 741 21.73
Tesviye 122 380 502 1609 47.18
Ham Yol 1 302 303 841 24.67
Toplam 265 765 1030 3410 100
Kaynak: Köy hizmetleri il Müdürlüğü

 Tablo-60 incelendiğinde köyyollarında asfalt oranının yüzde 6.42, stablie yol oranının yüzde 21.73, tesviye yol oranının ise yüzde 24.67 olduğu görülecektir. Kırsal yerleşim yerlerindeki asfalt yol oranı Türkiye ve Bölge ortalamasının altındadır. Doğrudan TCK'dan yararlanan 56 köy ve 35 ünite tablo bilgilerine dahil edilmemiştir.

B. Demir Yolu Ulaşımı

Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesi'ni doğudan batıya bağlayan demir yolunun üzerindedir.

Kuzey ve güneyden demir yolları Malatya'da birleşir. Ve Elazığ'dan sonra Bingöl Genç ilçe merkezine ulaşır. Bingöl'den Muş, Tatvan ve İran'a uzanır.

II. HABERLEŞME VE İLETİŞİM

İl'in haberleşme ve iletişim durumu; Telekom hizmetleri, PTT hizmetleri ve kitle iletişim araçları başlıkları altında incelenmiştir.

A. Telekom Hizmetleri

Bingöl ilinde telefon abone sayısı 1999 yılında 27 566 iken, 2000 yılında 31 990 adete ulaşmıştır. 1999-2000 yılları arasında ildeki şehiriçi, şehirlerarası ve uluslararası konuşma sayıları iki katından fazla artmıştır. 2000 yılı verilerine göre toplam faks sayısı 151 olup, 10 bin kişiye yaklaşık 7 adet faks düşmektedir. 10 bin kilşiye düşen telefon sayısı (cep telefonu hariç) ise yaklaşık 1400 adettir. Tablo-61'de ilçeler itibariyle haberleşme hizmetleri görülmektedir.

Tablo-61 :İlçeler İtibariyle Haberleşme Hizmetleri (2000)

İlçe Adı Santral Sayısı Santral Kapasitesi Bağlı Abone Sayısı Boş Hat Kapasitesi Faks Sayısı Ankesörlü Telefon Sayısı
Merkez 25 26 959 21 627 5 332 90 80
Adaklı 6 1 491 1 049 442 10 -
Genç 5 3 363 2 523 840 2 8
Karlıova 7 4 017 2 862 1 153 4 4
Kiğı 4 1 605 827 778 15 7
Solhan 5 2966 2478 488 20 8
Yayladere 1 440 337 103 1 1
Yedisu 1 304 285 19 9 1
Toplam 54 41145 31990 9 155 151 109
Kaynak: Köy hizmetleri il Müdürlüğü

İlimizde en son teknoloji olan "Sayısal Fiber Optik Kablo" ile 36 adet köy santralının haberleşmesi sağlanmaktadır. Yine 13 adet köy santralı "Sayısal Radyoling" ve 3 adet santral da "Uydu Sistemi" ile dünyayla haberleşmektedir. İlimizde eski teknoloji olan "Analog Haberleşme" bulunmaktadır.

B.PTT Hizmetleri

Ptt Başmüdürlüğüne bağlı her ilçede birer adet olmak üzere 8 merkez ve biri merkez ve biride Genç ilçesinde olmak üzere 2 acete bulunmaktadır. Bingöl PTT merkezinde 1 adet faks cihazı, 1 adet telem makinası ve otomasyon sistemi; Genç, Karlıova, Kiğı ve Solhan PTT merkezlerinde birer adet faks cihazı ve birer adet telem makinası; Adaklı, Yayladere ve Yedisu PTT merkezlerinde de birer adet faks cihazı bulunmaktadır. Merkezlerdeki posta haberleşmesi bu cihazlarla yürütülmektedir.

C.Kitle İletişimi

İl'de "Bingöl" adı altında günlük bir yerel gazete yayın faaliyetlerini sürdürmektedir. Bingöl ilimizde gazete okuma alışkanlığı hızla yaygınlaşmaktadır. Günlük gazeteler, Adana ve Erzurum illerinden ağır kış şartları dışında hergün saat 9-10 civarında Bingöl il merkezine ulaşmaktadır.

Ayrıca 4 adet özel yerel radyo ve yayın faaliyetlerini sürdürmektedir. Yerel televizyon yoktur. İlimizde TRT televizyon yayınları ile birlikte 11 adet özel televizyon yayınları izlenebilmektedir.
 


VADİLER VE PLATOLAR

Bingöl'ün deniz seviyesinden yüksekliği 1151 m. olduğu için arazinin % 14.4'ü plato ve vadilerden oluşmaktadır.İl toprakları, Doğu Anadolu bölgesinin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bingöl'de belli başlı en büyük vadiler; Göynük Irmağı ve Murat Irmağı vadileridir. Murat ırmağı vadisi ve Göynük Suyu vadisince uzanan düzlükler dışında İl, hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Murat Irmağı vadisi Doğu-Batı doğrultulu, Göynük Suyu vadisi ise Batı-Doğu doğrultulu olup, vadilerde otsu bitkilerin yanısıra papatya ve ısırgan otlarına da rastlanmaktadır. Göynük Suyu vadisi il merkezinde bulunmakta, daha önceleri ilçe merkezi (Muş iline bağlı Çabakçur ilçesi) olan vadi, ilin gelişmesi sonucu sönük bir mahalle halini almıştır. Murat Irmağı vadisini takiben, Demiryolu ve Karayolu ulaşımı, Göynük Suyu ırmağını takiben ise Karayolu ulaşımı sağlanmaktadır.

 


YAYLALAR

Coğrafi yapısı itibariyle Bingöl'de çok sayıda yayla mevcuttur. Bu yaylalar, zengin otlaklar ve bitkilerle kaplı bulunmaktadır. 2500-3000 m'yi bulan yaylalar soğuk su ve temiz hava deposu konumundadırlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Anadolu'nun meşhur yaylalarını belirtikten sonra, yaylalar arasında en seçme ve gönül alıcı olarak Bingöl yaylalarını gösterir. Ünlü Gezgin, Bingöl yaylalarının bir çok berekete sahip olduğunu da eserinde belirtmiştir.

Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, Beritan aşireti (Bertyan) ve çevre köyler için vazgeçilmez özelliklere sahiptir. Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.

İlimizde belli başlı yaylalar ise; Bingöl Yaylası, Şerafettin Yaylaları, Genç'te Çötele (Çotla) Yaylası, Karlıova'da Hırhal ve Çavreş Yaylası, Kiğı'da Kiğı Yaylası ve Dağın Düzü Yaylaları, Adaklı'da Karer Yaylası'dır.

 

NÜFUS DURUMU

1997 Genel Nüfus Tesbiti sonuçlarına göre Bingöl İlinin toplam nüfusu bulunan yere göre 234 790, ikametgaha göre ise 232 267'dir. Nüfus büyüklüğüne göre 66. sırada yer alan Bingöl İlinin, 1990-1997 dönemindeki yıllık nüfus artış hızı binde 8.31'dir. Bu oran, Türkiye genelinde binde 15.08, Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise binde 6.9'dur. Şehir nüfusunda yıllık artış hızı Türkiye genelinde binde 28.27, Doğu Anadolu Bölgesi'nde binde 39.3 Bingöl'de ise binde 54.35'tir. Bu oranlar dikkate alındığında Bingöl'ün kentsel nüfus artış hızı Türkiye ve Bölge ortalamasının oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. Kentsel nüfus oranındaki bu aşırı artış, kentsel alt yapı sorunlarını da beraberinde getirmektedir.

Yıllar

Türkiye

Bingöl

Nüfus

Artış Hızı(%0) 

Nüfus

Artış Hızı(%0)

1935

16 158 018

21.10

  62 924

   --

1940

17 820 950

19.59

  70 184

21.84

1945

18 790 174

10.59

  75 510

14.63

1950

20 947 188

21.73

  97 328

50.76

1955

24 064 763

27.75

113 341

30.46

1960

27 754 820

28.53

131 364

29.95

1965

31 391 421

24.63

150 521

27.60

1970

35 605 176

25.19

177 951

34.05

1975

40 347 719

25.01

210 804

34.46

1980

44 736 957

20.65

228 702

16.43

1985

50 664 458

24.88

241 548

10.99

1990

56 473 035

21.71

250 966

  7.68

1997

62 865 574

15.08

234 790

 -8.31

 

Tabloda görüldüğü gibi 1955 yılı itibariyle Türkiye Nüfusunun yüzde 0.47'sini oluşturan Bingöl İl Nüfusu, 1975 yılına kadar Türkiye ortalamasının üzerinde artış göstermiştir.

 

 

Yorum (21) Yorum yaz!